Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13182 E. 2013/10678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/13182
- Karar No
- 2013/10678
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İş sözleşmesinin haksız olarak davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 25inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez. Somut olayda; davacı işçi, çalıştığı bölümün ortak e-mail hesabı üzerinden tüm şirket çalışanlarına toplu olarak gönderdiği 17.04.2012 tarihli e-mail içeriğine göre, "limana ilişkin birtakım aksaklıkları üst düzey liman yöneticilerine bildirdiğini, bu nedenle toplantıya çağrılıp kendisinin dinlendiğini, daha sonra işletme müdürünün kendisini toplantıya alarak tehdit ettiğini, ortalığı karıştırdığını iddia ettiğini kendisini "seni yok ederim, yok olur gidersin" şeklinde tehdit ettiğini, işten atmakla tehdit ettiğini" belirtmiş ve daha sonra büyük harflerle "SİZLERE SORUYORUM ... İŞLETMELERİNİ ÇETELER VE TETİKÇİLER Mİ YÖNETİYOR" şeklinde beyanlarda bulunduğu ve işverenin söz konusu e-mailden haberdar olduktan sonra davacı işçinin iş sözleşmesini feshettiği sabittir. Davacının tüm çalışanlara gönderdiği e-mail içeriği ve özellikle büyük harflerle yazdığı beyanlar işveren yetkililerine yönelik hakaret ve sataşma içeriklidir. Bu duruma göre fesih haklı nedene dayalıdır. Hal böyle olunca, feshin haksız olduğu kabul edilerek davacının işe iadesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın tenzili ile bakiye 3,15 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 38,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.