Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10986 E. 2013/6217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/10986
- Karar No
- 2013/6217
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının 24.02.2004-04.12.2012 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını, davacının 22.04.2009 tarihli muvaffakatıyla 01.05.2009-31.08.2010 tarihleri arasında ücretlerinin %35 inidirimini kabul ettiğini, Kdz. Ereğli 1.Noterliğinden çektiği 17.06.2012 tarihli ihtarname ile yanılgıyla imzaladığı muvaffakaname nedeniyle düşülen ücret farklarının ve fazla mesai alacağının kandisine ödenmesini istediği, 21.11.2012 tarihinde ise Kdz.Ereğli İş Mahkemesinde 2012/770 Esas nolu dosyasında görülen dava ile fazla mesai alacağını talep ettiğini davalının ise davacının bu davayı açması nedeniyle İş Kanununun 25/2 maddesi gereğince haksız olarak iş sözleşmesini fesih ettiğini, İş Kanununun 18/3-c maddesine göre mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını talep için işveren aleyhine adli veya idari makamlara başvurma durumunda işverinin işçinin iş sözleşmesini fesih edemeyeceğini belirterek işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece İş Kanununun 18/3-c maddesi gereğince davacı işçinin mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarının talep için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurması veya bu hususta başlatılmış sürece katılmasının fesih için geçerli ve haklı bir neden oluşturmayacağını, davacının fazla mesai veya fark ücret alacağının bulunup bulunmadığının açılan davada değerlendirilmesi gerektiğini, bu davanın sonucunun beklenmesine gerek olmadığını belirterek davanın kabulüne davacının işe iadesine karar verilmiştir. Davacının işe iadesine ilişkin mahkeme kararı yerinde olup davalının temyiz nedenleri yerinde değildir. Ancak davalı işverenin fesih nedenine göre davacının işe başlatılmaması halinde ödemesi gereken tazminatın davacının 7 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesi gerekirken 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesi hatalı olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle 4857 Sayılı Kanunun 20/3.maddesi gereğince mahkemece verilen kararının bozulup ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Feshin geçersizliğine, davacının İŞE İADESİNE, 3-Davacının yasal başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 7 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4-Davacı işçinin işe iadesi için işverence süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın tenzili ile bakiye 3,15 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacının yapmış olduğuu 95,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Artan gider ve delil avansının talep halinde ilgilisine iadesine, 9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davalıdan harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 10.04.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.