Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/1003 E. 2025/9650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1003
Karar No
2025/9650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1490 E., 2022/1900 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Temyiz edilemeyecek karar olduğundan temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Reddi ile Ek Kararın Onanması Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/6415 Esas, 2024/9443 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve 2022/100409 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ A. İtiraz Sebepleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2020 tarihli ve 2019/54076 tebliğname sayılı kanun iadesi yazısının bozma hükmünde olduğu, bu nedenle istinaf mahkemesince verilen kararın ortadan kalktığı dolayısıyla sonrasında yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu ve "hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. Maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının" Bölge Adliye Mahkemesince saptanması, yeni yürürlüğe giren yasaların değerlendirerek bir karar vermesinin gerekmesi nedenleriyle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince yeniden hüküm verme zorunluluğu ile bu doğrultuda Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.10.2024 tarihli ve 2024/6415 Esas, 2024/9443 Karar sayılı onama ilamının kaldırılması şeklindedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2020 tarihli ve 2019/54076 sayılı yazısı ile kanun iadesinin bozma ilamı niteliğinde olduğu, bu doğrultuda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. II. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/6415 Esas, 2024/9443 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 22.10.2018 tarihli kararı ile kaldırılıp sanığın mahkûmiyetine dair kurulan hükmün temyizi üzerine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesine dayanılarak lehe yasa değerlendirmesi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine iade edildiği, bunun üzerine istinaf mahkemesince aynı nedenle 25.06.2021 tarihinde hükmün bozulduğu ve ilk derece mahkemesince 01.04.2021 tarihli ve 2020/124 E, 2021/127 K sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun uyarınca neticeten 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2022/1490 E., 2022/1900 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, anılan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine de 13.06.2022 tarihli ek karar ile kararın kesin nitelikte olduğu, temyiz edilemeyecek kararlardan olduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2024 tarihli ve 2023/7-212 Esas, 2014/154 Karar sayılı ilâmında ayrıntıları belirtildiği gibi; 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesinin “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun'un kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3. ve 5. maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilir." şeklindeki düzenleme uyarınca sanığın mahkûmiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sırasında Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak; hükmün değiştirildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca lehe kanun değerlendirmesi yapılmak üzere dosyanın gönderilmesi ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 22.10.2018 tarihli ve 2018/1472 Esas, 2018/2544 Karar sayılı kararının varlığını yitirmiş olduğunun kabulü gerektiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 304/2 ve 307/1. madde hükümleri dikkate alındığında 7242 sayılı Kanun'dan kaynaklanan lehe değerlendirmenin mahkûmiyete ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesince yapılması gerekmekte olup dolayısıyla Dairemizce yapılacak temyiz incelemesine konu bir hüküm bulunmadığından dosyanın, lehe kanun değerlendirmesi yapılmak üzere ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis eden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Dava dosyasının, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/1003, K. 2025/9650, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-1003-e-2025-9650-k-666c5eb6a141