Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/930 E. 2024/5002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/930
- Karar No
- 2024/5002
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/379 E., 2023/2093 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR : İlk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak sanığın vefatı nedeniyle davanın düşürülmesi ile kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; nakil aracının müsaderesine ve kurum zararının tazminine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 06.12.2018 tarihli hükümdeki nakil aracının iadesine ilişkin kararın, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11.01.2022 tarihli ve 2021/23197 Esas, 2022/154 Karar sayılı ilâmı ile nakil aracının iadesine yönelik temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiği Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da nakil aracı ile ilgili tekrar bir karar verilmediği, ortada incelenecek bir karar bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Gümrük İdaresi vekilinin nakil aracına ilişkin temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir..." şeklindeki düzenleme karşısında hükümden önce vefat ettiği anlaşılan sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''Bu Kanunda tanımlanan suçlarla ilgili olarak 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümleri uygulanır'' ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki ''Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında dosya kapsamına göre kaçak olduğu anlaşılan dava konusu sigaraların müsaderesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yürürlükteki mevzuatta atılı kaçakçılık suçu sonucunda oluşan kamu zararının ceza yargılaması sırasında sanığa yükletilmesi gerektiğine ilişkin düzenleme bulunmaması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.