Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6380 E. 2025/3112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6380
Karar No
2025/3112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/504 Değişik İş SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama kararına yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/818 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı kanun) 3. maddesinin birinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. ve 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 17.02.2020 tarihli ve 2020/633 Esas, 2020/672 Karar sayılı kararı ile esastan reddedilerek kesinleşmesi sonrası 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un lehe hükümler içermesi nedeniyle 08.06.2020 tarihli ek kararla infazın durdurulmasına karar verildiği, dosyanın uyarlama yargılaması yapılmak üzere yeni esasa kaydedildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkralarının tatbik edildiği, ödeme yapılmadığından bahisle 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi hükümlerinin uygulanmadığı, sanık tarafından karara yapılan itirazın merci Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince, 20.12.2023 tarihli ve 2023/504 Değişik İş sayılı karar ile süresinde yapılmadığından bahisle kesin mahiyette reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının 04.09.2024 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB-2024/92131 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB-2024/92131 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki düzenleme ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesindeki, "Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin 29/1. maddesindeki, "21, 22, 23, 25, 26 ve 27 nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." şeklindeki düzenlemelere nazaran, Dosya kapsamına göre, gerekçeli karara ilişkin tebligatın anılan yasal düzenlemeler gereği belirtilen şartlara uygun olmaksızın, sanığın hangi sebeple adresten geçici ayrıldığı belirtilmeksizin, doğrudan sanığın adresinde birlikte oturan yeğenine tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirildiği, bu nedenle tebliğin usulsüz olduğu cihetle, sanığın öğrenme üzerine vermiş olduğu 07/12/2023 tarihli dilekçesinin süresi içerisinde kabul edilip itirazın esasına ilişkin karar verilmesi gerektiği gözetilmeden merciince itirazın süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2021/1053 Esas, 2023/721 Karar sayılı kararının sanığa tebliğine ilişkin, Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesi hükümleri gereği yapılan tebligatta usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6380, K. 2025/3112, T. 26.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-6380-e-2025-3112-k-6d0b98d7319d