Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5750 E. 2025/4349 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5750
- Karar No
- 2025/4349
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2151 E., 2024/851 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hakkının ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 26.10.2023 tarihli ve 2022/2873 Esas, 2023/10345 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2023/2151 Esas, 2024/851 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 131/1 (az vahim hal) maddesi uyarınca ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar müdafiin temyiz istemi; sanıkların atılı suçu işlediğine dair tek bir kesin ve somut delil bulunmadığına, sadece erbaş ve erlerin ifadelerinin alınmasının denklik ilkesine aykırı olduğuna, yokluklarında bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmesinin savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olduğuna, araştırma tutanağında imzaları bulunan ... ve ...ün beyanları tespit edilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, dosyada sanıklar aleyhine evrak bulunmadığına, bilirkişi raporlarında yakıt eksiği bulunmadığının belirtildiğine, sanıklardan ...'ün damacanalarda parmak izi bulunmasının suçu işlediği anlamına gelmeyeceğine, aynı sanığın aracından alınan yakıt örneğiyle depodaki yakıtın benzerlik göstermesinin doğal olduğuna, sanık ...'in üzerine yüklenen suçla ilgili hiçbir somut delil olmamasına rağmen sanık ... ile aynı cezayı almasının ve sanıklar hakkında olmayan delillerin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, Jandarma personeli olan sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) hükümlerine göre yargılanmaları gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre; 1. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 26.10.2023 tarihli ve 2022/2873 Esas, 2023/10345 Karar sayılı bozma ilamı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307. maddesi uyarınca tarafların bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulup beyanlarının alınmasından sonra Yargıtay kararına uyulup uyulmayacağı hususunda karar verilmesi gerekirken, bu konuda usule uyulmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması; 2. Kabule göre de; Her ne kadar sanıklar hakkında asker kişi olmaları sebebiyle 1632 sayılı Kanun hükümleri tatbik edilmek suretiyle ceza tayin edilmiş ise de; 27.07.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 25.07.2016 tarihli ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Jandarma teşkilatının Türk Silâhlı Kuvvetleri bünyesi dışında ve genel kolluk statüsünde yapılandırıldığı göz önüne alındığında; sanıklara atılı suçun temadisinin bu tarihten sonra sona erdiği ve dava konusu olayda sanıkların jandarma personeli oldukları, bu nedenle temadinin son bulduğu suç tarihinde asker kişi sıfatını taşımayan sanıkların eylemlerinin sübutu halinde atılı suç vasfının değişeceği anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanunu'nda yer alan düzenelemeler uyarınca sanıkların sorgu ve savunmalarının tespit edilerek hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca sonucu itibarıyla Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hakları saklı tutularak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.