Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5373 E. 2025/17167 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5373
Karar No
2025/17167
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/351 E., 2024/167 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi SUÇ : 5015 sayılı ... Piyasası Kanunu'na muhalefet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma

Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Katılan ... vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I- Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eylemlerinin 5015 sayılı ... Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II- Katılan ... Vekili ve Sanık Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden; Suç tarihleri ve ele geçen eşyaların niteliği itibarıyla sanığın eylemleri için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü cihetle, sanık hakkında 17.03.2010 tarihli eylemi bakımından zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş ise de; sanığın 17.03.20 10... .03.2010 tarihli eylemleri yönünden iddianame tarihleri gözetildiğinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve zamanaşımı süresinin belirlenmesinde de son işlenen suçun esas alınması gerektiği nazara alındığında, sanık hakkında son işlenen suç olan 31.03.2010 tarihli eylem nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05.03.2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan 03.05.2016 tarihi arasında zamanaşımı süresinin durduğu ve durma süresinin de eklenmesi ile temyize konu mahkûmiyet hükmünün verildiği tarihte olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla, sanığın her iki eylemi yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 17.03.2010 tarihli eylemi yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/5373, K. 2025/17167, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-5373-e-2025-17167-k-3771dd7ed92d