Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4296 E. 2024/12100 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4296
- Karar No
- 2024/12100
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/248 E., 2024/6 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet ASIL KARAR : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık ...'ın temyizine ilişkin; sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 7 günlük yasal süreden sonra temyiz etmesi nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan asıl hükmün ve malen sorumlunun temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden; 26.01.2024 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 7 günlük süreden sonra 05.02.2024 tarihinde temyiz eden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II.Malen sorumlu Vekilin Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Malen sorumlu ...'ın 03.02.2014 tarihli talimat duruşmalarında şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, malen sorumlunun temyiz isteminin reddine ilişkin verilen ek kararda hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III. Sanık ... Müdafii ile Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup sanık ... müdafii ile katılan ... İdaresi vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Suça konu eşyanın değeri fahiş olduğundan suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un sanıkların lehine olduğu gözetilmeden 6545 ve 7242 sayılı Kanun'larla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu fıkraları uygulanmak ve aynı maddenin yirmiikinci fıkrasının uygulanmamasına karar verilmek suretiyle karma uygulama yapılması, 2.Sanıklar hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası gereği cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla, sanıklara ek savunma hakkı tanınarak 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10- son ve 3/23 fıkraları gereği uygulama yapılması gerekirken ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması, 3.Katılan ... İdaresi lehine hükmolunan vekâlet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. 4.Suç konusu kaçak sigaranın tamamı hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde adli emanetteki kaçak sigaraların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ile sanık ... müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.12.2022 tarihinde karar verildi.