Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/331 E. 2025/10661 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/331
- Karar No
- 2025/10661
- Karar Tarihi
HÂKİMLİĞİ : Bafra Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1271 Değişik iş KABAHAT : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na muhalefet KARARLAR : Başvurunun kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırı davranmak eyleminden kabahatli ... hakkında anılan Kanun'un 51/2-a maddesi uyarınca 951,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Bafra Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinin 03.06.2023 tarihli ve MB ... sayılı idarî yaptırım karar tutanağına karşı yapılan başvurunun Bafra Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.06.2023 tarihli ve 2023/1271 değişik iş sayılı kararıyla kabulüne ve anılan idarî yaptırım kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2023/139922 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2023/139922 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...1-5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun, "Başvurunun incelenmesi" başlıklı 28. maddesinin 2. fıkrasında "Başvurunun usulden kabulü hâlinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder." 3. fıkrasında "İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir." 4. fıkrasında "Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir." 7. fıkrasında "Mahkeme ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar." şeklindeki düzenlemeler karşısında; idari yaptırım kararına yönelik yapılan başvuru üzerine, 5326 sayılı Kanun'un 28. maddesi gereğince ilgili kamu kurumuna başvuru dilekçesi tebliğ edilip, idari para cezasına ilişkin tutanak ile ilgili evraklar getirtilip inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hiçbir usulü işlem ve araştırma yapılmaksızın karar verilmesinde, 2-İtiraza konu idarî para cezasının kabahatli ... hakkında düzenlenmesine karşın, adı geçen kabahatliyi temsile yetkili olduğuna dair vekaletname sunmayan ve bu nedenle itiraz hakkı da bulunmayan ...'ın söz konusu idari para cezasına itirazda bulunması karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 28/1-b maddesinde yer alan "Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde" şeklindeki düzenleme uyarınca başvurunun usulden reddi yerine esastan kabulüne karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-Bafra Sulh Ceza Hâkimliğince başvuranın Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığından bahisle idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; Kabahatlinin hakim veya savcı olması halinde benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09/07/2013 tarihli ve 2013/5794 esas, 2013/16526 karar sayılı ve Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 14/05/2015 tarihli ve 2015/2556 esas, 2015/1529 karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, idarî para cezasını gerektiren eylemin 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 93. maddesi kapsamında kişisel suç olduğunun anlaşılması halinde, anılan Kanun’un “Kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma” kenar başlıklı 93/1. maddesinde yer alan “Hâkim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, muterizin Hâkim ve Cumhuriyet savcısı olması halinde bahse konu prosedürün uygulanacağı, somut olayda ise kabahatlinin Hâkim yahut Cumhuriyet savcısı olmadığı, kaldı ki idarî para cezasına ilişkin tutanağın kabahatlinin yüzüne karşı verildiği ve kendisinin de imzasının alındığı, dolayısıyla itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma isteminde iki adet ''2-'' numaralı bendin bulunduğu, kabule göre anlatımında yer verilen bent numarasının ''3-'' olması gerekirken maddi hata yapılarak tekrar ''2-'' olarak yazıldığı, ihbarname içerikleri değerlendirilirken kabule göre anlatımında yer verilen ''2-'' numaralı bendin ''3-'' numaralı bent olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek yapılan incelemede; A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan [2] numaralı neden yönünden; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan [1]ve [3 (kabule göre anlatımında yer verilen 2)] numaralı nedenler yönünden;
Bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan [1]ve [3 (kabule göre anlatımında yer verilen 2)] numaralı nedenler bakımından inceleme yapılması sonuca etkili olmayacağından bu hususlar inceleme dışında bırakılmıştır.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki hususlardan (2) numaralı neden yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,
2. Bafra Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.06.2023 tarihli ve 2023/1271 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-c maddesi uyarınca, aleyhe tesir etmemek ve yeniden yargılamayı gerektirmemek üzere dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan [1]ve [3 (kabule göre anlatımında yer verilen 2)] numaralı nedenler bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.