Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3155 E. 2024/7465 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3155
Karar No
2024/7465
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/364 E., 2021/1064 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın kanuna aykırı olması sebebiyle bozulmasına ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE Nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kararın, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.12.2020 tarihli ilâmı ile onanması suretiyle kesinleştiği gözetilerek, temyize konu kararda araç hakkında yeniden hüküm kurulması hukuki değerden yoksun olup, katılan Gümrük İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılarak, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden inceleme yapılmıştır.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından icra edilen yol kontrol ve arama faaliyeti sırasında, saat 17.30 sıralarında Silopi-Cizre karayolu istikametine seyir halinde bulunan sanığın sevk ve idaresindeki 73 DK 213 plakalı aracın durdurulmak istendiği, aracın ikaza uymayarak kaçmaya çalıştığı, daha sonra yakalanarak önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın kasa kısmının üst bölümünde koliler halinde toplam 2959 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalarda, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

Etkin pişmanlık ihtaratı yapılan sanığın ödeme iradesi göstermediği anlaşıldığından, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak olunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Mahkemenin vermiş olduğu 10.03.2015 tarihli ilk kararında sanık hakkında 3 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, Dairemizin 24.12.2020 tarihli ilâmı ile sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra kurulan 22.04.2021 tarihli Mahkeme kararında ise aleyhe bozma yasağına aykırı olarak sanık hakkında 3 yıl 9 ay hapis ve 160,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı verilirken sanığın cezada kazanılmış hakkının bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün 6. fıkrasına "3 YIL 9 AY HAPİS VE 160,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ifadesinden sonra gelmek üzere ''sanığın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca önceki hüküm nedeniyle cezada kazanılmış hakkı olduğundan, sanığa verilen 3 yıl 9 ay hapis ve 160,00 TL adlî para cezasının, 3 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına,'' ifadesinin eklenmesi ve hükmün 7. fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine "Sanığın ekonomik ve şahsi hâlleri ile adlî para cezasının miktarı göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığa doğrudan verilen 16.660,00 TL adlî para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde ödenmesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3155, K. 2024/7465, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-3155-e-2024-7465-k-38eadccb0423