Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/2956 E. 2024/9121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2956
- Karar No
- 2024/9121
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/40 E., 2023/584 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracı müsaderesi, nakil aracı iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği, nakil araçlarının iadesinin hukuka aykırı olması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz istemi; etkin pişmanlıktan faydalanmak istediği, lehe hükümlerin uygulanmaması, eylemin suç olduğunu bilmediği sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3.Sanık ...'nın temyiz istemi; aramanın usule uygun olmadığı, fazla ceza tayin edildiği ve beraat kararı verilmesi gerektiği sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 4.Sanık ...'nin temyiz istemi; beraat kararı verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 5.Sanık ...'nın temyiz istemi; beraat kararı verilmesi gerektiği, aksi halde erteleme ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 6.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; aramanın usule uygun olmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 17.09.2015 tarihinde, istihbari bilgiye konu iki araç arka arkaya seyir halinde iken durdurularak, sanık ...'nin sürücüsü, haklarındaki beraat kararları kesinleşen sanık ... ve dava dışı .....'nın olduğu aracın öncü araç olduğu, araçta suç unsuru olmadığı, arkadan gelen sanık ...'ın sürücüsü olduğu araç durdurulduğunda sanığın kaçtığı, yakalanan sanığın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada, 28.950 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında; sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ederek atılı suçu kabul etmiştir. Sanık ... savunmasında; diğer sanık ...'ye ait eşyayı taşıdığını, sigara olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir. Sigaraların ele geçirildiği aracın sanık ... adına tescilli, 2009 model .... .... panelvan kamyonet olduğu, müsaderesi için gereken şartların gerçekleştiği ve müsaderenin hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır. 21.09.2015 tarihinde, sanık ...'nun sürücüsü, sanıklar ... ve ...'nın olduğu araçta önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada suç unsuru olmadığı, aracın uygulama noktasını geçtikten sonra duraklaması ve sanık ...'nin araçtan inerek uygulama noktasını gözetlemesi ile telefonun sim kartını değiştirdiğinin görülmesi üzerine şüphelenilerek, sanık ...'nin yapılan üst aramasında sigara markaları ve miktarları yazılı kağıt ele geçirildiği, durdurulan aracın öncü araç olduğu düşünülerek yakınlarda yapılan araştırmada, park halinde bulunan içinde sanıklar ... ve ...'ın olduğu araçta yapılan aramada 58.700 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. Bu olaya ilişkin olarak öncü araçta bulunan sanıklar ..., ... ve ... ile sigaraların yakalandığı araçta bulunan sanık ... atılı suçu kabul etmemiştir. Sanık ... ise savunmasında; sanık ...'ye ait yükü taşıdıklarını, sigara olduğunu bilmediğini, diğer araçla birlikte İstanbul'a gittiklerini beyan etmiştir. Sanıkların yakalama sırasında üstlerinde bulunan cep telefonlarının mesaj ve arama kayıtları incelendiğinde, yolculuk sırasında sanıklar ... ve ...'nın iletişim halinde oldukları tespit edilmiştir. Sigaraların ele geçirildiği aracın sanık ...'nın babası adına tescilli, 2008 model .... marka kapalı kasa kamyonet olduğu, malen sorumlu ...'nın alınan ifadesinde; aracın kendisine ait olduğunu, nakliyecilik yaptığını, oğlu ....'in de nakliyecilikte kullandığını ancak sigaralardan haberdar olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 06.10.2015 tarihinde, sanık ...'ın sürücüsü olduğu araçta önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada 31.110 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık savunmasında sigaraların sanık ...'ye ait olduğunu beyanla, atılı suçu kabul etmiştir. Ancak bu olayda sanık ... hakkında kamu davası açılmamıştır. Sigaraların ele geçirildiği aracın ... adına tescilli, 2005 model .... marka, kapalı kasa kamyonet olduğu, ...'nin malen sorumlu sıfatıyla ifadesinde, sanık ...'ın babasını tanıdığından aracı emanet verdiğini, sigara taşındığından haberi olmadığını beyan ettiği, aracın müsaderesi için gereken şartların gerçekleştiği ve müsaderenin hakkaniyete uygun olduğu, dosya kapsamına göre ...'nin iyi niyetli 3. kişi durumunda olmadığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut her bir olaya ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakasındaki gümrüklenmiş değerlerin ayrı ayrı fahiş kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamasına uygun olduğu anlaşılmıştır. A. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık ... Müdafii, Sanıklar ..., ..., ..., ...'nin ....ve .... Plakalı Nakil Araçlarının İadesi Kararlarına İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Dosya kapsamına göre ..... plakalı araca ilişkin, malen sorumlunun iyi niyetli 3. kişi olduğunun anlaşılması,.... plakalı aracın öncü araç olması nedeniyle müsadere koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, Mahkemenin nakil araçlarının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. B. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık ... Müdafii, Sanıklar ..., ..., ..., ...'nin Mahkûmiyet Kararlarına İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Tüm dosya kapsamına göre sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezanın belirlenmesinden sonra sırasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ve aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Tüm sanıklar yönüyle; dava konusu kaçak eşyanın miktarına ve kastın yoğunluğuna göre sanıklar hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini, 3.Sanık ... yönüyle; 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden indirim oranını belirtilmeden ihtarat yapılması ve hüküm verilinceye kadar ödeme yapabileceğinin ihtarı yerine üç aylık süre içerisinde ödeme yapması gerektiği ihtar edilerek savunma hakkının kısıtlanması, 4.Esas hakkındaki mütalaa ile iadesi talep edilen ..... plakalı araç hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık ... Müdafii, Sanıklar ..., ..., ..., ...'nin .... ve ..... Plakalı Nakil Araçlarının İadesi Kararlarına İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin, sanıkların ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil araçlarının iadesine dair hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık ... Müdafii, Sanıklar ..., ..., ..., ...'nin Mahkûmiyet Kararlarına İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ... müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ...'nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıklar ... ve ... yönünden 08.06.2016 tarihli hükmün aleyhe temyiz edilmemesi nedeniyle, anılan iki sanık yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkın korunmasına, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.