Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/2322 E. 2024/5758 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2322
- Karar No
- 2024/5758
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1381 E., 2022/252 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARARLAR : Sanık hakkındaki ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak mahkûmiyetine ve eşya müsaderesine, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî Temyiz isteminin esastan reddi ile ek kararın onanması, kısmî ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 16.03.2022 tarihli ek kararın; ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden yapılan değerlendirilmesinde, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet ve suça konu kaçak eşyanın kaim değerinin müsaderesine ilişkin kararlar bakımından ise; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2-Suça konu kaçak eşyanın kaim değerinin müsaderesine ilişkin verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, bu doğrultuda sanık müdafiinin temyiz isteminin müsadereyle sınırlı olarak incelenmesi gerekeceğinden temyiz isteminin reddine dair 16.02.2022 tarihli ek kararın müsadere hükmüyle sınırlı olarak kaldırılmasına karar verilerek, açıklanan nedenle sanık müdafiinin müsadere hükmünü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebebi; erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; temyiz isteminin reddine dair ek karar ile asıl karar ve müsadereye ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE A.Sanık Müdafiinin Mahkûmiyet Hükmü Bakımından Temyiz İsteminin Reddi Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B.Katılan Vekilinin Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C.Sanık Müdafiinin Suça Konu Aracın Kaim Değerinin Müsaderesine İlişkin Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Olay tarihinde sanık ...'ın Gürcistan ülkesinden ... marka ... plakalı aracı satın aldığı, söz konusu aracın Sarp sınır kapısından ... tarafından 16.06.2016 tarihinde turistik kolaylıklardan yararlanarak geçici süre kullanıp yurt dışına çıkarma beyanı ile sanığa teslim edildiği anlaşılmakla bu kapsamda sanığın yurda ithali mümkün olmayan ve geçici ithalat kapsamında dahi getirilemeyecek aracın ülke içinde bırakılmak ve daimi olarak kullanılmak maksadıyla geçici muafiyet rejimi kapsamında ülkeye soktuğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında; atılı kaçakçılık suçunu ikrar ettiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın kaçakçılık suçunu işlediği kabul edilerek ve suçun sübuta erdiği sabit görülerek mahkûmiyetine; suça konu aracın müsadere talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının dosya kapsamına uygun düşmemesi ayrıca ele geçirilemeyen suça konu aracın kaim değerinin müsaderesine karar verilmemesi nedeniyle isabetli olmadığı anlaşıldığından sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükmün kaldırılmasına, sanığın mahkûmiyetine ve suça konu aracın kaim değerinin müsaderesine karar verilmiştir. III.KARAR A.Sanık Müdafiinin Mahkûmiyet Hükmü Bakımından Temyiz İsteminin Reddi Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B.Katılan Vekilinin Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli mahkûmiyet kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C.Sanık Müdafiinin Suça Konu Aracın Kaim Değerinin Müsaderesine İlişkin Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli müsadereye ilişkin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.