Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/8222 E. 2024/9106 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/8222
Karar No
2024/9106
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/168 E., 2022/422 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden; atılı suçun mahiyeti gereği, sanıkların eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun ... olduğu, suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar müdafilerinin temyiz isteklerine ilişkin olarak; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. II. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Atılı suçun mahiyeti gereği, sanıkların eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun ... olduğu, suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmıştır. B. Sanıklar Müdafilerinin Temyizleri Yönünden Olay tutanağına göre, 05.11.2012 tarihinde, sanık ...'nin sürücülüğünü yaptığı diğer sanık ...'in ise yolcu olarak bulunduğu 16 YK 140 plaka sayılı aracın uygulama noktasında durdurulduğu, Maden Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/179 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden araçta yapılan aramada muhtelif markalara ait toplam 1091 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; sanık ...'nin uzaktan akrabası olduğunu, olay günü İstanbul'a gideceğini ve yedek şoför olarak gelmesini isteyince eşlik ettiğini, kaçak sigaralardan haberinin olduğunu, kendisine satacağını söylediğini, fakat sigaralar ile alakası olmadığını, kamu zararını veya gümrüklenmiş değerin iki katı bedeli ödeme gücü olmadığını beyan etmiştir. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; kaçak sigaraları tanımadığı şahıslardan temin ettiğini, İstanbul'a satmak üzere gittiğini, Veysel'in kaçak sigaralardan haberinin olduğunu, kamu zararını veya gümrüklenmiş değerin iki katı bedeli tek seferde ödeme gücü olmadığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Ele geçirilen kaçak sigaraların Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olmasına göre sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde ortak irade ile atılı suçu iştirak halinde işlediklerinin kabulü ile sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar Müdafilerinin Temyizleri Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/8222, K. 2024/9106, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-8222-e-2024-9106-k-51d4bba33ed0