Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/8089 E. 2024/4489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8089
- Karar No
- 2024/4489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/803 E., 2022/606 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında 7242 sayılı Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen cezanın hatalı olduğu gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde suça sürüklenen çocuğun yolcu olarak seyahat ettiği temyiz dışı sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 31 Z 6740 plaka sayılı araçta yapılan aramada toplam 1.550 litre kaçak akaryakıtın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasında ele geçirilen akaryakıtın kendisine ait olmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır. Ele geçirilen akaryakıt hakkında düzenlenen 04.08.2014 tarihli ulusal marker tespit tutanağına göre ve 09.09.2014 tarihli İnönü-PAL raporuna göre yapılan ölçümlerde marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 6.701,81 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olayda ele geçen 1.550 litre gümrük kaçağı akaryakıtın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılmış olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son maddeleri gereğince uygulama yapılması gerekirken aynı Kanun'un 3/11. maddesi gereğince hüküm tesisi, 2. 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan suça sürüklenen çocuğa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılması ve bu itibarla hakkında ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, Kabule göre de; Dava konusu kaçak akaryakıtın müsaderesi sırasında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve dosya kapsamında ele geçirilen sigara olmadığı halde müsaderesine karar verilmesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.