Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7464 E. 2024/9375 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7464
- Karar No
- 2024/9375
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1289 E., 2022/507 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiin temyiz sebebi, müvekkili hakkında lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle verilen hükmün bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz sebebi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 05.11.2012 tarihinde adreslerde kaçak çay olduğuna dair edinilen istihbari bilgi üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden sanık ...'ın ve inceleme dışı sanık ...'ın ortağı olduğu Demirkıran Dış Ticaret Nakliye ve Gıda Sanayi Ltd. Şti isimli iş yerinde ve depoda yapılan aramada, çuval ve kutularda toplam 76.450 kg kaçak çay ele geçirilen olayda, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Ele geçen kaçak çayların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Suçtan doğrudan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla verilen vekâlet ücretinin ''sanıklardan eşit oranda alınmasına'' karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün vekâlet ücretine ilişkin (3) numaralı bendindeki ''sanıklardan'' ibaresinden sonra gelmek üzere "eşit oranda" ibaresinin eklenmesine ve hükmün kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin (4) numaralı bendindeki "İmha edilenler hakkında karar verilmesine yer olmadığına," ibaresinin çıkarılmasına ve sair hususların aynı kalması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.