Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/6522 E. 2024/6008 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6522
Karar No
2024/6008
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1336 E., 2022/41 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/1336 Esas, 2022/41 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/6829 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla; ... Vekili Yönünden; Suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık Yönünden; Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; eylemin suç olduğunu bilmediğine, pişman olduğuna, verilen cezanın mağduriyetine yol açtığına, pişmanlığı dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna, beraatini talep ettiğine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, 5607 sayılı Kanun'un davaya katılma başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ''Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine de gönderir. Başvurusu üzerine, ilgili gümrük idaresi açılan davaya katılan olarak kabul edilir.'' şeklindeki düzenleme uyarınca, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Olay tarihinde İstanbul ili, Esenyurt ilçesinde ring görevlerini ifa eden kolluk görevlilerince ..., ..., No:.. sayılı iş yerinde kaçak tütün mamulü satışı yapıldığına dair bilgi edinilmesi üzerine, kolluk görevlilerince belirtilen adrese intikal edildiğinde, ... market adlı sanığa ait iş yerinin önünde açık vaziyette ve içerisinde raflara dizili halde kaçak sigaralar bulunduğu görülerek 4072 paket kaçak sigaranın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Bu olay nedeniyle sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; işlerinin kötü olması nedeniyle suç olduğunu bilmeden iş yerinde kaçak sigara satmak zorunda kaldığını belirtmiştir. Sanığa 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca ek savunma hakkı tanınmıştır. Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli kararı ile sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. Anılan kararın sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir. Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli kararı ile sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ancak kazanılmış hak gereği adlî para cezasının 80,00 TL olarak belirlenmesine, hak yoksunluklarına, kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/6829 Karar sayılı ilâmıyla "Hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle lehe kanunun belirlenerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait olması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararı ile; ''Her ne kadar 2021/139 Esas, 2021/6829 Karar sayılı karar Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle lehe kanunun belirlenmesi bakımından bozulmuş ise de; hükümde lehe kanun değerlendirmesinin yapılmış olduğundan bahisle, 21.10.2020 tarihli kararda direnilmesine, sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ancak kazanılmış hak gereği adlî para cezasının 80,00 TL olarak belirlenmesine, hak yoksunluklarına, kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararında 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin göz önünde bulundurularak lehe Kanun değerlendirmesinin yapıldığı anlaşılmakla; Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmüştür. Sanığın ticari iş yerinde satışa arz edilmiş durumda ticari miktar ve mahiyetteki kaçak sigaralarla yakalanmış oluşu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Cezada kazanılmış hak gözetilirken sanık hakkında netice ceza belirlendikten sonra infazın cezada kazanılmış hakkı oluşturan hükümde belirlenen netice ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine sanığın cezada kazanılmış hakkı oluşturduğu kabul edilen ceza miktarı ile cezalandırılmasına karar verilmesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmekle, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/6829 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, Sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 8 inci paragrafın fıkranın çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme ''1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın, 26.11.2015 tarihli hükümde tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/6522, K. 2024/6008, T. 04.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-6522-e-2024-6008-k-2b37898dc9c9