Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/6204 E. 2024/5346 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6204
Karar No
2024/5346
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/57 E., 2022/697 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz yönünden; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un Geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, buna göre bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddelerinin uygulanacağı, 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanacağı cihetle, Sanık ... hakkındaki iddianamenin 30.12.2015 tarihinde düzenlendiği, sanık hakkındaki yargılamanın Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/59 Esas sırasında yürütülmesi sırasında, 28.05.2021 tarihli birleştirme kararıyla temyize konu dosya ile birleştirilerek sanık ... hakkında 08.09.2022 tarihli kararla ilk kez hüküm kurulduğu anlaşılmakla, dava dosyasının, adı geçen sanık yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra 08.09.2022 tarihinde verilmiş olan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmıştır. Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesinin gerektiğine, sanıklar hakkında alt sınırdan ceza tayinine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, ele geçen ürünlerin yasal ve faturalı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Sanık ... hakkındaki iddianamenin 30.12.2015 tarihinde düzenlendiği, sanık hakkındaki yargılamanın Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/59 Esas sırasında yürütülmesi sırasında, 28.05.2021 tarihli birleştirme kararıyla temyize konu dosya ile birleştirilerek sanık ... hakkında 08.09.2022 tarihli kararla ilk kez hüküm kurulduğu anlaşılmakla, dava dosyasının, adı geçen sanık yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra 08.09.2022 tarihinde verilmiş olan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmıştır. B.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Olay tarihinde önleme araması kararının icrası kapsamında sürücülüğünü temyiz dışı sanık ...'ün yaptığı ... plakalı araçta yapılan arama neticesinde 61303 adet kol saati ile 6600 adet güneş gözlüğü ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında, Importer 571 isimli şirketin müdürü olduğunu, olay tarihinde Doğubayazıt ilçesinde bulunan işyerinden İstanbul'daki şubesine kol saati, güneş gözlüğü, çanta, el feneri gibi malzemeleri göndermek istediğini, eşyaların bir kısmını ... bir kısmını ise ... isimli şirketlerden satın aldığını, stoklarında suça konu ürünlerin bulunduğunu, eşyaların kaçak olmadığını beyan ederek, suçlamaları kabul etmemiştir. Dosyada bulunan bilirkişi raporlarına göre suça konu ürünlerin taklit ve yabancı menşeili ürünler olduğu anlaşılmıştır. Sanığın sonradan ibraz ettiği ... isimli şirket tarafından gerçekleştirilen 20.01.2012 tarihli ve ... sayılı gümrük beyannamesinde güneş gözlüğü ve kol saati ithal edildiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, 08.02.2012 tarihli ve ... sayılı gümrük beyannamesinde ise güneş gözlüğü ithaline dair bir ibare bulunmadığı, ... şirketine ait ... ve ... numaralı faturalarla ilgili olarak yapılan incelemede, vergi kayıtlarına göre ... isimli firmanın 29.05.2012 tarihinde res'en terkininin yapıldığı, ancak firmanın 29.05.2012 tarihinde res'en terkininin yapılmasına rağmen sanığın ibraz ettiği faturaların 09.06.2012 ve 02.06.2012 tarihli olmaları nedeniyle suça konu eşyaları temsil etmediği anlaşılmıştır. Suçta kullanılan nakil aracının temyiz dışı sanık ...'e ait olup, Dairemizin 18.11.2020 tarihli ve 2018/790 Esas, 2020/16943 Karar sayılı ilamıyla sanık ... hakkında beraat ve nakil aracının iadesine ilişkin mahkemenin 03.03.2015 tarihli kararının onanmasına karar verilmekle, nakil aracının iadesine ilişkin kararın kesinleştiği ve ortada araçla ilgili temyize konu hüküm de bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin nakil aracıyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak eşyaları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanığa bozma sonrasında ele geçen eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ihtar edilerek, cezasında indirim yapılacağının ihtar edilmesi karşısında, atılı suçlamayı kabul etmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini beyan ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2022/552 Esas, 2023/350 Karar sayılı ilamıyla da belirtildiği üzere sanığa etkin pişmanlık kapsamında ihtar edilen miktarı ödemesi hâlinde yargılama neticesinde mahkûmiyetine karar verilmesi durumunda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı hususunun açıkça belirtilmemesinin somut olay kapsamında sanığın ödememe iradesini değiştirmeyeceğinin anlaşılması nedeniyle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Ancak; 1.6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ilgili tüm hükümleri somut olaya uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan Kanun'un belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş, 2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR A.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, dava dosyasının, sanık ... yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra 08.09.2022 tarihinde verilmiş olan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/6204, K. 2024/5346, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-6204-e-2024-5346-k-ddf0c0f79d20