Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4484 E. 2026/7330 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4484
Karar No
2026/7330
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/2346 E., 2022/682 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Şikâyetçi .... vekilinin temyiz istemi yönünden; şikâyetçi ....'nin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) göre davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık ... müdafi ile sanıklar ... ve ... müdafiin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I-Şikâyetçi .... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan katılma hakkı bulunmayan şikâyetçi ....'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II-Sanık ... Müdafi ile Sanıklar ... ve ... Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanıkların eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında, suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin ilk cümlesi kapsamında bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bunun da bulunmaması halinde, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin olmaması halinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği cihetle; mahkemece hazırlanan etkin pişmanlık ihtaratı sanık ...'e Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, dosya kapsamına göre bu adrese daha önce yapılan geçerli bir tebligat olmadığı, ihtaratın sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediği görülmekle;

Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanıklara soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamış olduğu da dikkate alınarak, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırmaları halinde haklarında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceğine dair ihtarat yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanık ...'e ihtarat yapılmadan hüküm kurulması, sanıklar ... ve ... yönünden ise usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafi ile Sanıklar ... ve ... Müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son cümlesi uyarınca sanıkların cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Transit rejimi çerçevesinde ülkeye sokulan serbest dolaşımda bulunmayan sigaraların rejim hükümlerine aykırı olarak ... bölgesinde bırakılması nedeniyle sanıklar hakkında açılan davada yerel Mahkemece sanıkların 5607 sayılı Kanunun 3/5 ve 3/10 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi suretiyle Dairemize gelmesi üzerine heyetimizin çoğunluğu eylemin 5607 sayılı Kanunun 3/18 maddesi kapsamında kaldığından bahisle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Dosya kapsamındaki delillere göre suça konu sigaraların transit rejimi çerçevesinde ülkeye sokulduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Heyetimizin çoğunluğu bizzat transit rejimden yararlanan kişilerin 5607 sayılı Kanunun 3/5 maddesinden cezalandırılabileceklerini, suça konu mallar transit rejimi çerçevesinde ülkeye sokulmuş olsa bile diğer kişilerin 5607 sayılı Kanunun 3/18 maddesinden cezalandırılmaları gerektiğini kabul etmiştir. Oysa ki 5607 sayılı Kanunun 3/5 maddesinde transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı, rejim hükümlerine aykırı olarak ... bölgesinde bırakan kişi’nin cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Burada kullanılan kişi tabiri sadece transit rejiminden yararlanan kişiyi ifade etmemektedir. Buradaki kişiden herkes anlaşılır. Burada esas önemli olan suça konu malların transit rejimi çerçevesinde ülkeye girip girmediğidir. Suça konu mallar transit rejimi çerçevesinde ülkeye sokulan mallar olduğundan ve 5607 sayılı Kanunun 3/18 maddesine göre daha özel düzenleme olan 5607 sayılı Kanunun 3/5, 3/10 maddelerinin uygulanması gerektiğini düşündüğümden heyetimizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/4484, K. 2026/7330, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-4484-e-2026-7330-k-6d6d890644a6