Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19942 E. 2025/3108 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19942
Karar No
2025/3108
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1131 D.İş KABAHATLİ : ... Mob. Dek. İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. A.Ş. KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 94.896,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Düzce 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.05.2023 tarihli ve 2023/1131 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 11.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/111134 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/111134 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, 03/08/2021 tarihli ve 21410500EX051108 sayılı Gümrük Beyannamesi kapsamında gerçekleştirilen ihracata ilişkin 123.886,00 Euro tutarındaki bedeli süresinde yurda getirmeyen kabahatli hakkında, anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasına yönelik başvurunun reddine karar verilmiş ise de; 1.Hazine ve Maliye Bakanlığının 04/11/2021 tarihli ve 1640977 sayılı yazısı doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası İhracat Genelgesi'nde yapılan düzenleme ile, Mısır ülkesinin ihracat bedelinin yurda getirilmesinde istisna tanınan ülkeler kapsamına alındığı ve bu nedenle kabahatli şirketin eyleminin idari yaptırım kararının verildiği tarihte ve itiraza ilişkin kararın verildiği tarihte kabahat teşkil etmediği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde, 2.Kabule göre de; Yapılan ihracatın toplam bedelinin 247.772,00 Euro olduğu ve ihracat yapılan ülkenin Mısır ülkesi olduğu, kabahat tarihinde yürürlükte olan İhracat Genelgesine göre Mısır ülkesine yapılan ihracatlarda toplam ihracat bedelinin %50'sinin yurda getirilmesinin zorunlu olduğu, kabahatli tarafından, bahse konu 123.886,00 Euro tutarındaki ihracat bedelinin tahsil süresinin sonu olan 03/02/2022 tarihine kadar ve 90 gün süreli ihtara rağmen yurda getirilmediği gerekçesiyle kabahatli firma hakkında idari yaptırım uygulandığı, ancak dosya arasında yer alan Ziraat Bankası A.Ş. tarafından anılan Gümrük Beyannamesine göre düzenlenen 23/12/2021 tarihinde yurda getirildiği yazılı 25.605,00 Euro, 16/11/2021 tarihinde yurda getirildiği yazılı 74.692,00 Euro ve 01/10/2021 tarihinde yurda getirildiği yazılı 11.703,00 Euro olmak üzere üç adet ihracat bedeli kabul belgesine göre 112.000,00 Euro döviz alımı yapıldığı, her ne kadar yatırılan miktarda 11.886,00 Euro eksiklik bulunsa da, bu miktarın 2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın 10'uncu, İhracat Genelgesinin 28. maddesi uyarınca terkin sınırı içinde kaldığı, yine kabahatli firma tarafından söz konusu ihracat beyannamesine ait olduğu belirtilerek 07/10/2022 tarihli olan 116.372,00 Euro tutarındaki dekontun da dosya arasına sunulduğu, ihracat bedeli kabul belgesine konu miktarların kabahate konu ihracat bedeline ilişkin olduğunun ispatlanması durumunda, yurda getirilmeyen miktar terkin sınırları içinde kalacağından kabahatin unsurlarının oluşmayacağı, yine 07/10/2022 tarihli dekonta belirtilen 116.372,00 Euro bedelin idari yaptırım kararının kesinleşmesinden önce olduğu, kabahat eyleminin unsurlarının oluştuğu kabul edilse dahi, toplam yurda getirilmesi gereken bedelin idari yaptırım kararı kesinleşmeden ödendiğinin ispatlanması durumunda ise idari yaptırım miktarının toplam bedelin %2,5'u oranında uygulanması gerekeceği anlaşılmakla; söz konusu tüm bedellerin kabahate konu ihracat beyannamesine ilişkin olup olmadığı araştırılarak tespit edilip, sonucuna göre kabahatli firmanın hukuki durumunun tayininin gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesi ile Düzce 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.05.2023 tarihli ve 2023/1131 D.İş sayılı kararının kanun yararına bozulması istenmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesinde yer alan "Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde..." şeklindeki düzenleme uyarınca istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların kanun yararına bozma istemine konu olabileceği, 5326 sayılı Kanun'un 29/1. maddesindeki "Mahkemenin verdiği son karara karşı, Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir..." şeklindeki düzenleme uyarınca da başvuru üzerine verilen karara karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceği, kanun yararına bozma istemine konu dosyada ise Düzce 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.05.2023 tarihli ve 2023/1131 D.İş sayılı kararında, kararın kesin olduğu bildirilerek tarafların yanıltıldığı, bu itibarla kararın usulüne uygun kesinleşmediği ve kanun yararına bozma istemine konu olamayacağı anlaşılmıştır. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/19942, K. 2025/3108, T. 03.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-19942-e-2025-3108-k-afc010b1bfc5