Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19393 E. 2024/6433 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19393
- Karar No
- 2024/6433
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/466 E., 2023/383 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil araçlarının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanıklar hakkında tayin olunan cezalarda artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yerel Mahkemece eksik ceza tayin edildiğine, nakil araçları hakkında verilen iade kararının yerinde olmadığına ve re'sen görülecek diğer nedenlere ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın olayla herhangi bir bağlantısının tespit edilemediğine, verilen kararın yasalara ve yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğuna ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; atılı suçun zamanaşımına uğradığına, sanık aleyhine olan Kanun hükümlerinin uygulanıp lehine olan hükümlerinin uygulanmadığına ve re'sen görülecek nedenlerle usul ve kanuna aykırı olan kararın duruşmalı inceleme yapılarak bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Hükmolunan cezanın nev'i ve miktarına göre sanık ... (...) ... müdafiin duruşma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Olay tutanağına göre, 23.07.2013 tarihinde kolluk kuvvetlerince şüpheli araçların kontrolünde; sanık ... (...) ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile çekiciye bağlı ... plakalı dorse durdurulmuş, önleme araması kararı ile yapılan aramada, dorsenin zula olarak tabir edilen bölümlerinde toplam 935 karton kaçak sigara ele geçirildiği, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında tefrik kararı verilen malen sorumlu şirket yetkilileri olan sanıklar ... ile ... hakkında açılan davanın temyize konu dava dosyası ile birleştirildiği görülmüştür. Sanık ... (...) ... bozma öncesi savunmalarında; ... isimli şirkette şoför olarak çalıştığını, dorsedeki gizli bölmeyi kendisinin yaptırdığını, şirket yetkililerinin dava konusu kaçak sigaralarla ilgisinin olmadığını beyan ettiği, bozma sonrası 12.05.2022 tarihli mahkeme huzurunda alınan savunmasında; kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını, çalıştığı ... firması sahibinin kendisine sigaraları para karşılığında İzmir'e götürmesini söylediğini, sigaraların kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiş, yine 18.09.2021 tarihli mahkeme huzurunda alınan savunmasında ise maddi sıkıntıları nedeniyle atılı suçu işlediğine, dorsedeki gizli bölmeyi kendisinin yaptırdığını, çalıştığı şirket yetkililerinin dava konusu kaçak sigaralarla ilgisinin olmadığını çelişkili olarak beyan ettiği görülmüştür. Sanık ... tüm aşamalardaki savunmalarında; atılı suçlamayı kabul etmemiş, suçta kullanılan ve ortağı olduğu şirket adına kayıtlı nakil aracını ... isimli şirkete kiraya verdiklerini beyan ettiği görülmüştür. Sanık ... tüm aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemiştir. ... plakalı nakil aracının, sanık ...'nin sahibi olduğu ... Ltd. Şti adına kayıtlı, 2013 model ... marka çekici olduğu görülmüştür. ... plakalı nakil aracının, sanık ...'in yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti adına kayıtlı, 2012 model ... marka yarı römork olduğu görülmüştür. Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan 29.01.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/20529 Esas, 2020/10217 Karar sayılı bozma ilâmında; "Dava konusu suç tutanağında, ...'in sevk ve idaresindeki sanıklar ... ve ...'nın yetkilisi olduğu şirketlere ait, nakil araçlarının, dorsesinin gizli bölümünde 935 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği, suçta kullanılan araçta şoför olan ... isimli şahıs suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu, zulayı da kendisinin yaptırdığını beyan etmesi, sanıkların ısrarlı savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmedikleri, suç tutanağı ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suçu işlediklerine dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle sanıkların beraatlerine yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi," bozma nedeni olarak gösterildiği, bozma sonrası sanıklar İzzet ile Selahattin'in hakkındaki bozulan davanın temyize konu iş bu dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmakla, Mahkemece bozma ilâmının gerekleri yerine getirildiği halde, bozmayı etkisiz kılacak şekilde bozma sonrası çelişkili beyanda bulunan sanık ... (...) ...'in değişen beyanlarından hangisine itibar edilip neden üstünlük tanındığı açıklanmadan, beyan ve anlatımlar arasındaki çelişkiler giderilmeden yetersiz gerekçeyle sanıklar ... ile ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. Kabule göre de; 1.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek,) fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Kararın gerekçe kısmında sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılacağının belirtilmesine karşın hükümde uygulanmamak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması, 4.Eylemin, üç kişiden fazla kişi tarafından işlendiği kabul edildiği halde 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 5.Yargılama giderleri ile katılan kurum lehine hükmedilen vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınması yerine müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, sanık ... müdafii, sanık ... (...) ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.