Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19360 E. 2025/6480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19360
Karar No
2025/6480
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/404 E., 2023/479 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararları kaldırılarak sanıkların cezaları artırılmak suretiyle mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi vekili, sanıklar müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezaların nevi ve miktarına göre, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk derece İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli kararı ile; sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine, 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanıklar müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli kararı ile; ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, hapis cezasının artırılması suretiyle sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine, 4 yıl 2 ay hapis ve 104.150,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Gümrük idaresi vekilinin temyiz isteği; ihracat beyannamesine konu eşyanın ve elde edilen kazancın müsadere edilmesi ve ilgili şirketler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanıklar müdafiin temyiz isteği; sanıklar arasındaki mal alım satım sözleşmesi dikkate alınmadan, İhracatta Kıymet Araştırması konulu 2018/23 numaralı genelge yeterince irdelenmeden, lehe hükümler göz önünde bulundurulmadan karar verildiğine, eşyanın fiilen ihraç edilip ücretinin tahsil edildiğine, nakit beyan formalarının da ödemeyi gösterdiğine, Gümrük İdaresi tarafından Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümünden alınan 15.02.2019 tarihli yazı ekinde yer alan raporun teknik değerlendirmeden yoksun, eksik bir rapor olduğuna, mevcut bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığına, eşyalar fiziken incelenmeden rapor düzenlendiğine, ticari koşullar içerisinde alım satım fiyatlarının belirlenmesine müdahale edilemeyeceğine, ihracat nedeniyle ödenecek kurumlar vergisinin alınacak KDV iadesinden yüksek olduğuna, hükmün gerekçesinde iki firma arasındaki sözleşme konusunda yapılan değerlendirmenin hatalı olduğuna, somut olaydaki KDV iadesinin kaçakçılık suçu kapsamında haksız yere alınan iade kapsamında değerlendirilemeyeceğine, sanık ...'in imalatçı firma sahibi olup KDV iadesi ve teşviklerden yararlanan kişi olmadığına, ortada bir kamu zararı bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanıkların cezalandırılmasını gerektirir mahiyette delil bulunmadığına, gümrüklenmiş değerin hatalı olarak hesaplandığına, gümrüklenmiş değerin doğru şekilde hesaplanarak sanıklara usulünce etkin pişmanlık ihtaratı yapılması gerektiğine, verilen cezanın yüksek olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk derece mahkemesindeki 28.12.2021 tarihli duruşmada sanıklara ihracat beyannamesine konu eşyaların gerçek kıymetleri üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değer olan 416.150,90 TL'nin iki katı tutarın, hüküm verilinceye kadar ödeme yapabilecekleri ve soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış ise ödeme halinde verilecek cezada 1/2 oranında ihtarat yapılabileceği belirtilerek sanıklara usulünce ihtar edildiği, sanıkların ise suç işlemedikleri için ödemeye yapmayacaklarını beyan ettikleri, sanıklara diğer aşamalarda yapılan etkin pişmanlık ihtaratlarında da sanıkların aynı yönde beyanda bulundukları, dolayısıyla ödeme iradesi göstermedikleri anlaşılmakla, Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararları da gözetilerek, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiş, bu yöndeki temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin beyanname tarihi olan 23.10.2018 yerine 23.11.2018 olarak gösterilmesi mahallinde düzletilebilir yazım hatası olarak görülmüştür. Soruşturma evresinde Gümrük İdaresince Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümünden alınan raporun ihracat beyannamesine konu eşyadan alınan numunelerin incelenmesi ile düzenlenmiş oluşu, eşyanın kıymetine ilişkin hükme esas alınan tüm bilirkişi raporlarında eşyanın beyan edilen kıymeti ile tespit edilen kıymeti arasında fahiş bir farkın (28 kata varan ölçüde) bulunduğunun belirtilmesi, emsal beyannamelerdeki birim fiyatlar ile suça konu beyannamedeki birim fiyat arasındaki yüksek farklar, suça konu 23.10.2018 tarihli beyannamede eşyanın birim fiyatı 11,85 TL olduğu halde, imalatçı firma tarafından yaklaşık 2 ay önce 17.08.2018 tarihinde aynı alıcı olan ...'a yapılan aynı ürüne ilişkin olarak gerçekleştirilen ihracat işleminde ise aynı eşyanın birim satış fiyatının 3,75 TL olması karşısında; sanıkların savunmalarına itibar etmenin mümkün bulunmaması, ihracat bedellerinin ödendiğine dair nakit beyan formalarının 2025 yılı Nisan ayına ilişkin olup, konuya ilişkin suç soruşturması başladıktan sonra düzenlenmeleri karşısında, tek başlarına ortada gerçek bir ihracat işleminin bulunduğunu ortaya koymaya elverişli olmadıklarının ve sanık ...'in imalatçı firma sahibi olup, KDV iadesinden faydalanacak firmanın imalatçı firma değil de diğer sanık ...'ya ait ihracatçı firma olmasının, imalatçı firma tarafından tanzim olunan satış faturasındaki birim kıymet miktarına göre sanıkların baştan itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri olgusunu ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekili, sanıklar müdafiin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanıklar müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/19360, K. 2025/6480, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-19360-e-2025-6480-k-fd0f6035a472