Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18893 E. 2025/12278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18893
Karar No
2025/12278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1593 E., 2022/418 K. SUÇ : 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

1- Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemi Bakımından; Yargılama konusu 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'na (5799 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden şikâyetçi Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,

2- Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Bakımından; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Manisa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli kararı ile 5799 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan her iki sanığın neticeten ayrı ayrı 2 yıl 6'şar ay hapis ve 80,00' er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

B. İstinaf Kararın sanıklar müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararıyla, sanıkların müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi İddianameye konu yem numunelerinde yapılan analizde, yem numunesinin uygun olmadığı tespit edildiğinden, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının isabetli olduğuna, sanıkların, dava konusu yasal olmayan, onaysız pamuk geni taşıyan ürünleri bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın aldıkları, kabul ettikleri, bulundurdukları, satışa arz ettikleri ya da satarak atılı suçu işlediklerine dair savunmalarının aksini gösteren her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediğine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün yerinde olmadığına, fabrikanın üretim müdürü ve şirket yetkilisi olan sanıkların, sağlığa aykırı miktarda GDO oranı içeren yemlerden haberleri olmadığının düşünülemeyeceğine, bu kabule göre sağlığa aykırı üretilen ve satılan GDO'lardan dolayı hiç kimsenin sorumlu tutulmasına imkân bulunmadığına, yine, analiz sonucunda üründe, '' %0,9 ve altında GDO tespit edilmesi halinde bu durum GDO bulaşanı olarak değerlendirilir.'' şeklindeki yönetmelikteki açıklamaya itibar edilerek, analiz yapılan suça konu üründe tespit edilen GDO oranının, GDO bulaşanı olarak kabulü gerekeceği ve GDO bulaşanı kabul edilen tespit için 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'nun Ceza Hükümleri başlığı altında herhangi bir cezai müeyyidenin öngörülmemesine dayanarak, cezalandırma yoluna gidilmediğine dair kabulün de yerinde olmadığına, 5977 sayılı Kanun'un amacının insan ve hayvan sağlığını korumak olduğuna, % 0,9 oranındaki GDO oranının insan sağlığına zararlı olup olmadığına dair herhangi bir bilimsel değerlendirme içeren bilirkişi raporu alınmadan GDO bulaşanı olarak kabul edilmesi ve cezalandırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı gerekçesine dayanılması 5977 sayılı Kanun'un yürürlük amacıyla çelişmekte ve insan sağlığını tehlikeye düşürmekte olduğuna, her iki sanık hakkındaki beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanıklar hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manisa 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanıklar hakkında, 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'na aykırılık suçundan kurulan hükümlerin, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine, sayın çoğunluğun sanıkların eylemlerinin 5977 sayılı Kanun'un 15/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturması nedeniyle yargılamanın Ağır Ceza Mahkemesince yapılması gerektiği ve eksik araştırma ile karar verildiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmemesi yerinde değildir. Şöyle ki;

1-Her ne kadar sanıklar hakkında 5977 sayılı Kanun'un 15/3. maddesini ihlal ettikleri iddiası uyarınca kamu davası açılmış ise de, suça konu ürünler, anılan Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde ithal edilen veya işlenen GDO’lardan elde edilen ürünler olmadığı sabit olup aynı Kanun'un 15/1. maddesinde düzenlenen ''(1) GDO ve ürünlerini bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ithal eden, üreten veya çevreye serbest bırakan kişi, beş yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.'' düzenlemesi kapsamındaki GDO ve ürünleri olup buna ilişkin delillerin takdir ve değerlendirme görevinin de üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, yargılamanın görevli ve yetkili Ağır Ceza Mahkemesince yapılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle kararın bozulması yerine, görevsiz mahkemece kurulan hükümlerin onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.

2-Kabule göre de; Dosya kapsamına göre, sanıklarından yetkilisi olduğu işletmede yapılan denetimler kapsamında sığır süt tamamlayıcı yeminden alınan numuneler üzerinde yapılan analizler sonucunda, Biyogüvenlik Kurulu tarafından onaylanmayan MON 1445 Pamuk, MON 15985 Pamuk ve MON 531 Pamuk genlerinin tespit edildiği anlaşılmış olup, belirlenen değerler, Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmeliğin 23/4. maddesinde belirtilen bulaşan sınırının altında kalmakta ise de, analize konu ürün etiketinde yer alan bileşenler arasında pamuk ürünün bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların suç kastının belirlenmesi ve ürün içeriğine bilerek GDO'lu bileşenlerin eklenip eklenmediği ile bileşenlerin kasıtlı olarak gizlenip gizlenmediğinin tespiti bakımından ürüne ait üretim

şemaları getirtilip Mahkemesince incelendikten sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle de kararın bozulması yerine, eksik incelemeye dayalı kurulan hükümlerin onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz. 13.10.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18893, K. 2025/12278, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-18893-e-2025-12278-k-068fefb4d5a5