Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18084 E. 2025/11211 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18084
Karar No
2025/11211
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2019/8269 D.İş KABAHAT : 2918 sayılı Kanun'a muhalefet

Kabahatli hakkında, 2918 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 2.018,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/8269 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 16.08.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/93922 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/93922 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, 2918 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yer alan "Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır. Araçlar, Yönetmelikte sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücüler ile çok taraflı anlaşmalara göre sürücü belgesi bulunan veya geçerli uluslararası sürücü belgesi olan kişilerce sürülebilir. Buna göre; a) Sürücü belgesi olmayanların, b) Mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıklarınca ya da bu Kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi Geçici olarak ya da tedbiren geri alınanların, c) Sürücü belgesi iptal edilenlerin, araç kullanarak trafiğe çıktıklarının tespiti hâlinde, bu kişilere 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir. Ayrıca, aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir.” şeklindeki, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88. maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yer alan, "Türk vatandaşları ile ilgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere yabancı kişiler, dış ülkelerden alınmış, cinsi için geçerli sürücü belgeleri ile ülkemizde yabancı ve Türk plakalı araçları sürebilirler.” ve aynı maddenin b bendindeki “Yurda dönüşlerinde Türk vatandaşlarının, İlgili Kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere de istekleri halinde yabancıların, dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri, eğitim ve sınav şartı aranmadan karşılığı veya dengi olan sürücü belgeleri ile değiştirilir. Ancak, Türk vatandaşları yurda dönüşlerinde 1 yıl içinde sürücü belgelerini değiştirmedikleri takdirde, değiştirinceye kadar araç kullanamazlar.” şeklindeki, Aynı Yönetmeliğinin 88. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, "1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir. 2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur.” şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 17/05/2021 tarihli ve 2019/34465 esas, 2021/5345 karar sayılı ilamında "Slovakya Ülkesi vatandaşı olduğu anlaşılan muterize ait olduğu belirtilen ve dosyada sureti bulunan sürücü belgesinin geçerli olup olmadığı hususu Slovakya resmi makamlarından sorulduktan sonra, muterizin ülkeye giriş tarihi ve bu tarih üzerinden idari para cezası uygulandığı tarihe kadar 6 ay sürenin tamamlanıp tamamlanmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla....BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar hep birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, muteriz ...'in sunmuş olduğu Belçika ülkesine ait sürücü belgesinin Türkiye'ye giriş tarihinden itibaren 6 ay süre ile kullanımına izin verildiği, dosya kapsamında yurda giriş tarihine ilişkin bir evrakın mevcut olmadığı ve idari para cezası tutanağının aksinin ispat edilemediğinden bahisle idari para cezasına yönelik itirazın reddine hükmedilmişse de, muterizin Belçika'dan almış olduğu sürücü belgesinin Türkiye'deki kullanım süresinin tutanak tarihi itibariyle dolup dolmadığının tespiti bakımından, yurda giriş tarihi ilgili birimlerden sorularak tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde başvurunun reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/8269 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının,

Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18084, K. 2025/11211, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-18084-e-2025-11211-k-b3ed63db7b83