Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15381 E. 2025/6778 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15381
- Karar No
- 2025/6778
- Karar Tarihi
SAYISI : 2021/877 E., 2022/1612 K. SUÇ : 1136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/533 E., 2020/386 K. sayılı kararı ile sanığın 1136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/877 E., 2022/1612 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz istemi, 1136 sayılı Kanun uyarınca avukat olarak başka avukatlara yetki belgesi düzenleme hak ve yetkisi bulunan sanığın fiilinin faydasız sahtecilik kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın çalıştığı büro yoğun olduğu için icra takip işlemlerinin bir program aracılığı ile yapıldığına ve vekâletnamelerin de programdan çıktığına, programda bürodaki tüm avukatlar kayıtlı olduğundan çıkan vekâletnamede de hepsinin ismi çıktığı ve bu durumun fark edilmediğine, sanığın suç kastının bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde sanığın başka avukatlara yetki verebilme imkanı gözetildiğinde suçun unsurlarının oluşmayacağı görüşü ile kararın bozulması yönünde görüş bildirilmiş ise de 1136 sayılı Kanun'un 56/3. maddesindeki düzenlemenin "Aslı olmayan vekâletname veya diğer kâğıt ve belgelerin örneğini onaylayan yahut aslına aykırı örnek veren avukat, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde olup sanığın eyleminin bu madde düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/877 E., 2022/1612 K. sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi. (K.K.D) KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 1136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 12.05.2025