Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14848 E. 2024/8377 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14848
- Karar No
- 2024/8377
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/752 E., 2017/795 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2017 tarihli ve 2017/752 Esas, 2017/795 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 05.01.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-22-3854-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/60830 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/60830 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Edirne Süloğlu 54. Mekanize Topçu Taburu 1. Bt Komutanlığı emrinde topçu er olan sanığın 15/03/2015-29/11/2015 tarihleri arasında izin tecavüzünde bulunduğunun ihbar edildiği, yapılan yargılama sonunda Mahkemesince, izin tecavüzü suçundan sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1632 sayılı Kanun'un 47 ve Ek 8. maddeleri gereğince 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; Suç tarihi olan 15/03/2015-29/11/2015 tarihinden sonra 14/07/2016 tarihli ve 29770 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6722 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 1632 sayılı Kanun'un 47. maddesi değiştirilmeden önceki halinde, "Türk Ceza Kanununun birinci kitabının müstakil faslında yazılı olan, cezaların tecili hakkındaki kaideler aşağıdaki hükümler nazarı dikkate alınmak şartiyle, askeri suçlardan dolayı hükmedilen cezalar için de tatbik olunur. A) Türk Ceza Kanunu mucibince bir kabahat fiilinden dolayı mahküm olan ve cezası tecil edilen bir sene içinde ve yine mezkür kanuna tevfikan hapis cezasiyle mahküm olan ve cezası tecil edilen bir kimse beş sene içinde askeri bir cürümden dolayı hapis veya daha ağır bir cezaya mahküm olur; ve askeri cürüm Türk Ceza Kanunu mucibince cezayı mucip fiillerinden bulunmazsa, ikinci mahkümiyet evvelki cezanın teciline mani olmaz.B) Evvelki mahkümiyet askeri bir suç için verilmiş bir ceza olur ve bu askeri suç Türk Ceza Kanunu mucibince cezayı mucip bir fiil bulunmazsa ikinci fiilden dolayı Türk Ceza Kanunu mucibince verilecek cezanın teciline birinci fiil mani olmaz. B) Evvelki mahkümiyet askeri bir suç için verilmiş bir ceza olur ve bu askeri suç Türk Ceza Kanunu mucibince cezayı mucip bir fiil bulunmazsa ikinci fiilden dolayı Türk Ceza Kanunu mucibince verilecek cezanın teciline birinci fiil mani olmaz." şeklindeki ve 6722 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 1632 sayılı Kanun'un 11. maddesi değiştirilmeden önceki halinde, "EK MADDE 8.- 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel hükümleri bu Kanunda yer verilen suçlar hakkında da uygulanır. Ancak, bu Kanunun fer'î askerî cezalara ve cezaların ertelenmesine ilişkin hükümleri ile zamanaşımına ilişkin 49 uncu maddesinin (A) bendi hükümleri saklıdır. Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ön ödeme hükümleri uygulanmaz. Kamu görevinin üstlenilmesinden yoksun bırakılma veya bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına dair güvenlik tedbirleri, Türk Silâhlı Kuvvetleri mensupları hakkında, öngörülen süre kadar açığa çıkarılma şeklinde uygulanır. Yedek subaylar ile erbaş ve erler hakkında bu tedbirin uygulanması, askerlik hizmetlerinin tamamlanmasından sonra yerine getirilir. Yedek subaylar hariç olmak üzere subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ve Millî Savunma Bakanlığı ile Türk Silâhlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel hakkında, askerî ve adliye mahkemelerince verilen kısa süreli hapis cezaları Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerinde yazılı olanlar dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilemez." şeklindeki düzenlemelerin bulunduğu, 14/07/2016 tarihli ve 29770 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6722 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 1632 sayılı Kanun'un "Erteleme" başlıklı 47. maddesinde ise; "Türk Ceza Kanununun hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, askeri suçlar hakkında da uygulanır. Ancak aşağıdaki hâllerde hapis cezaları ertelenmez: A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması.." şeklinde ve aynı Kanun'un 11. maddesi ile 1632 sayılı Kanun'un verilen kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesini düzenleyen Ek 8. maddesi ise "Askeri mahkemeler ve adli yargı mahkemeleri tarafından verilen kısa süreli hapis cezaları; 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlara, diğer askeri şahıslar hakkında ise aynı fıkranın (a), (b) ve (d) bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Ancak aşağıdaki hâllerde kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara çevrilemez: A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması..." şeklinde değiştirildiği, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren sanık aleyhine olan yukarıdaki düzenlemeler uyarınca sanık hakkında verilen 10 ay hapis cezasının yasal imkansızlık gerekçe gösterilerek ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2017 tarihli ve 2017/752 Esas, 2017/795 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.