Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14671 E. 2024/6318 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14671
- Karar No
- 2024/6318
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/5553 E., 2021/4171 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 17.10.2016 tarihli ek raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, suç tarihini de kapsayan bir dönemde ablasının kanserden vefat ettiğine ve bu durumun kendisini olumsuz yönde etkilediğine, 17.06.2016 tarihinde kendiliğinden birliğine katılış yaptığına, askerliğe elverişsiz olduğuna dair raporla ek raporun birbiriyle çeliştiğine ve hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17.10.2016 tarihli ek raporunun 2 nci maddesinde yer alan "...uyum bozukluğu tanısı ile askerliğe elverişsizlik kararı bireyin karar tarihinden önceki tutum ve davranışlarını göz önüne almakla birlikte karar tarihinde kişinin askerliği sürdürmesinin doğurabileceği riskleri, gelecek işlevsellik halini de dikkate alan geleceğe yönelik bir kanaati de içermektedir..." şeklindeki değerlendirme karşısında; TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 17 nci maddesinin (B) diliminde düzenlenen ve uyum ve motivasyon sağlama çabalarının yetersiz kaldığı askeri işlevsellik belgeleri ile değerlendirilen olgular olarak tanımlanan uyum bozukluğu tanısı açısından geçmişe yönelik değerlendirme yapılamayacağı cihetle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığın 08.04.2016 tarihinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nden 21 gün süreli hava değişimi raporu aldığı, bu rapor uyarınca aynı gün Birliğinden ayrıldığı, istirahat süresinin 29.04.2016 tarihi gün sonuna kadar olduğu, Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan yol süresi çizelgesine göre sanığın ikamet yeri olan Isparta ile hizmet yeri olan Erzurum illeri arasındaki yol süresinin 2 gün olduğu, nihai olarak 01.05.2016 tarihinde saat 23:59'a kadar geri dönerek Birliğine teslim olması gerektiği ancak sanığın bu tarihte Birliğine katılmayarak izin tecavüzü suçunu işlediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında özetle; izin tecavüzünde bulunduğu dönemde ablasının akciğer kanseri hastalığı sebebiyle vefat ettiğine ve suç işleme kastının olmadığına ilişkindir. Kıtasına son katılış tarihinin 17.06.2016 olduğunu gösteren hizmet durum çizelgesi ve süresinde birliğine katılmadığına dair tutanak dosyada mevcuttur. GATA Sağlık Kurulunun, 30.06.2016 tarihli ve 8740 sayılı raporu ile sanık hakkında "Uyum bozuklukları B/17 F1 Askerliğe elverişli değildir" kararının verildiği tespit edilmiştir. Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17.10.2016 tarihli ek raporunda; sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı ve suç tarihlerinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1-2 maddesinden faydalanamayacağı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, askerliğe elverişsiz olduğuna dair rapor verilen sanığa atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; ek rapor ile askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı belirlenen sanığın izin tecavüzü suçunu işlediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin hükmünün kaldırılarak, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir. Askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazereti olmaksızın Birliğine süresinde katılmayan ve suç tarihi itibarıyla askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın atılı suça konu eyleminin 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçuna vücut vermesi karşısında; Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.