Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/13020 E. 2025/4889 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13020
- Karar No
- 2025/4889
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/4381 D.İş Kabahatli hakkında, 2918 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 427,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.06.2022 tarihli ve 2022/4381 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/55651 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/55651 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, kabahatlinin başvurusunun reddine karar verilmesiyle birlikte, karşı taraf kurumun kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle kabahatli aleyhine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16/05/2022 tarihli ve 2022/2612 Esas, 2022/9433 Karar sayılı, 09/05/2022 tarihli ve 2022/2537 Esas, 2022/8890 Karar sayılı ve 07/04/2022 tarihli ve 2022/2254 Esas, 2022/7058 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, hakkında uygulanan idari para cezasının iptali için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurusu reddedilen muteriz aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, muterizin yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi durumunda bu red kararına karşı anılan Kanunun 29. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması ve bu itirazının da reddedilmesi gerektiği, aksi kabulün Kanunun kabul ve sistematiğine aykırı olacağı gibi hak arama özgürlüğünün de önüne geçeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut olayda, kabahatli tarafından idari para cezasının kaldırılması için yapılan başvurunun reddine dair verilen kararın, karara konu idari para cezasının miktarı itibarı ile kesin olduğu ve kabahatli aleyhine 427,00 Türk lirası vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309-310. maddelerinde düzenlenen “kanun yararına bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında, eylemin subutuna yönelik delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konular ile şahsi hakka ilişkin konularda kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı kabul edilmiştir. Bu itibarla şahsi hak niteliğindeki vekalet ücretine yönelik kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.