Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/12883 E. 2025/2942 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12883
- Karar No
- 2025/2942
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/144 E., 2023/84 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi bozma Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Malen sorumlunun 10.01.2014 tarihli talimat mahkemesindeki celsede katılma talebinde bulunduğu, esas mahkemesinde 24.10.2014 tarihli celsede katılma kararı verildiği anlaşılmakla Tebliğname'de yer alan ret görüşüne iştirak edilmemiştir. Sanıklar ve malen sorumlunun temyizi yönüyle, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanıkların ve Malen Sorumlunun Temyiz İstemleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların ve malen sorumlunun diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Adli para cezasının gün karşılığı miktarı belirlenirken 1000 gün yerine 187 gün olarak yazılması ve yargılama giderlerinin sanıklardan ayrı ayrı tahsili yerine infazda tereddüt oluşturacak şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanıkların ve malen sorumlunun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 3 numaralı bendinden "187" ibaresinin çıkartılarak yerine "1000" ibaresinin eklenmesi, hükmün 9 numaralı bendinden "sanıktan" ibaresinin çıkartılarak yerine "sanıklardan ayrı ayrı" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.