Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/7459 E. 2024/11972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7459
- Karar No
- 2024/11972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/632 E., 2022/127 K. SUÇ :4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet ASIL KARAR : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi EK KARAR : Şikâyetçi kurumun temyiz isteminin sıfat yokluğundan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Temyiz İsteminin Reddine İlişkin Ek Karar Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin reddine ilişkin mahkemenin 25.02.2022 tarihli ek kararı usul ve kanuna uygun bulunduğundan şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle red kararının ONANMASINA, II.Sanığın Asıl Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Sanık hakkında verilen sonuç cezanın bozma ilâmı öncesindeki ve sonrasındaki kararlarda değişmeyen biçimde 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiç bir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün tekerrür hükümlerinin uygulamasına ilişkin 8. fıkrasındaki "...sanığa hükmolunan cezanın" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "sanığa hükmolunan hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.