Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/6314 E. 2025/5157 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6314
Karar No
2025/5157
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1514 E., 2021/1000 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 15.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin 14.07.2014 olduğu, a) Sanık ... bakımından; Yapılan UYAP sorgulamasında, Dairemizin 2021/7419 Esasında kayıtlı olup aynı gün incelenerek bozulmasına karar verilen Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2014 tarihli ve 2013/366 Esas, 2014/327 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 07.06.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.06.2013 olduğu; b) Sanık ... bakımından ise; Yapılan UYAP sorgulamasında, Dairemizin 2023/16214 Esasında kayıtlı olup aynı gün incelenerek bozulmasına karar verilen Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2022 tarihli ve 2020/799Esas, 2022/904 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 12.06.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.07.2013 olduğu; Anılan dosyalarda sanıkların eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, kesinleşen dosyalar yönünden aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanıkların derdest olan dosyalar yönünden de bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Sanık ...'a bozma ilâmından sonra duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı usulüne uygun tebligat gönderilmeden duruşma açılıp, yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması, 3.Sanıklar hakkında belirlenen temel cezada teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya ayrı ayrı uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle, lehe kanunun denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonradan yürürlüğe giren kanun maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanmadan ve bilirkişi raporu ile KEMT varakası arasındaki çelişki giderilmeden lehe kanun belirlenmek suretiyle 6455 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi, 4.KEMT varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin suç tarihinde hafif olması, bilirkişi raporunda belirlenen gümrüklenmiş değerin ise suç tarihinde normal olması karşısında, KEMT varakası ve bilirkişi raporunun incelenmesinde CIF kıymetin farklı hesaplanması nedeniyle eşyanın gümrüklenmiş değerinin de farklı hesaplandığı anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile KEMT varakası arasındaki çelişki giderilerek eşyanın değerinin tespit edilmesi ve yapılacak ihtaratların belirlenen yeni değer üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 5.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; Etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmayan sanık ...'a gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının açıkça bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan hüküm kurulması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 6.Katılan ... İdaresi lehine hükmolunan vekâlet ücretinin, atılı suçu birlikte işleyen sanıklardan eşit olarak alınacağının belirtilmesi yerine, yazılı şekilde ayrı ayrı alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanıklar ..., ... ve sanık ... müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/6314, K. 2025/5157, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-6314-e-2025-5157-k-7c83413e0c80