Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/5111 E. 2024/11263 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5111
Karar No
2024/11263
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1800 E., 2021/1244 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden Suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanığın Temyizi Yönünden Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; hakkında lehe müesseseler gözetilmeden, lehe hükümler tatbik edilmeden, yetersiz inceleme ile usul ve kanuna aykırı hüküm tesis edildiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihinin, iddianame ve gerekçeli karar başlığında 27.03.2013 olarak gösterilmesine rağmen 26.04.2013 olduğu gözetilerek, sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, 5607 sayılı Kanun'un davaya katılma başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ''Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine de gönderir. Başvurusu üzerine, ilgili gümrük idaresi açılan davaya katılan olarak kabul edilir.'' şeklindeki düzenleme uyarınca, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, mahkemece kamu davasına katılmasına karar verilmiş olmasının da hükmü temyize hak vermeyeceği anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Olay tarihinde kolluk görevlileri tarafından yapılan yol kontrolü sırasında durdurulan, malen sorumlu ... adına kayıtlı, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, haklarındaki 22.10.2014 tarihli mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş bulunan sanıklar ... ve ...'in ise yolcusu bulundukları,.... plaka sayılı 2011 model .... marka otomobilde önleme araması kararı ile yapılan aramada, aracın bagajında 20.546,00 TL gümrüklenmiş değere sahip 319 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; aracın bagajında kaçak sigara olduğunu bilmediğini belirtmiştir. Temyiz dışı sanık .... de aşamalarda aynı doğrultuda savunmada bulunmuştur. Temyiz dışı sanık ... ise 05.05.2014 tarihli savunmasında; kaçak sigaraları diğer sanıklarla birlikte satmak amacıyla aldıklarını beyan etmiş, 22.10.2014 tarihli savunmasında ise; kaçak sigaraları sanık ...'un tanıdığı bir kişiden akrabalarına vermek için aldıklarını beyan etmiştir. Nakil aracının müsadere talebi hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanık ...'ın kaçak sigaraların ele geçtiği aracın sürücüsü olması ve temyiz dışı sanık....'ın 05.05.2014 tarihli savunma içeriğine göre, sanık ...'un savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, ticari miktar ve mahiyette kaçak sigarayı naklettiği sırada yakalanan sanık ...'ın atılı kaçakçılık suçunu işlediği anlaşılmakla; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Karar başlığında suç tarihinin 27.03.2013 yerine 26.04.2013 olarak gösterilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği gerekçeli karar başlığından suç tarihi bölümünden ''27.03.2013'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme ''26.04.2013'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/5111, K. 2024/11263, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-5111-e-2024-11263-k-8785c1b07ac6