Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15823 E. 2024/9918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15823
- Karar No
- 2024/9918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/373 E., 2021/1575 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz isteği; akaryakıtı kullanmak amacıyla aldığına, verilen kararın kanuna aykırı olduğuna, gümrüklenmiş değerin iki katını ödediği halde bu durum dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın kurum zararı gidermemesi sebebiyle erteleme şartlarının oluşmadığına, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde, park halinde bulunan araçta kaçak akaryakıt olduğunun bildirilmesi üzerine aracın yanına gidildiğinde içinde akaryakıt bidonlarının olduğunun görüldüğü, önleme araması kararına istinaden araçta yapılan aramada 770 litre kaçak akaryakıt ele geçtiği anlaşılmıştır. Sanığın aşamalarda kaçak akaryakıtı kullanmak amacıyla aldığını beyan ettiği belirlenmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratının yapıldığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Tüm dosya kapsamına göre fiilen sanığa ait araçta kaçak akaryakıt ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve kaçak eşyanın nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı anlaşıldığından iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin 8. ve 12. paragrafların çıkarılması, sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.