Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14554 E. 2024/9321 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14554
- Karar No
- 2024/9321
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/616 E., 2022/944 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında hükmedilen ceza miktarı az olduğundan kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, suç tarihinde maraşboğazı mevkiinde, sanığın sevk ve idaresindeki 27 Z 3137 plaka sayılı aracın uygulama noktasında durdurulduğu, Hatay 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/628 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada, aracın orijinal olmayan deposunda toplam 409 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmasında, akaryakıtı ucuz olduğundan kendi aracında kullanmak için aldığını, ticari amacının olmadığını, süre verilirse gümrüklenmiş değerin iki katı bedeli ödeyebileceğini beyan etmiştir. El konulan motorinin ulusal marker tespit tutanağında kontrol sonucunun geçersiz olduğu, kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin 1.657,41 TL olduğu, Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu kaçak akaryakıtın taşımacılık işi yapan sanığın ticari mahiyette olan kamyonunda ele geçmesi, sanığın yaptığı işin mahiyeti gereği belgesiz ve piyasa fiyatının altına satılan akaryakıtın kaçak olduğunu bilebilecek durumda olması nedeniyle savunma içeriğine itibar etmenin de mümkün olmaması karşısında; sanığın üzerine atılı kaçakçılık eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için, müsaderenin hakkaniyete uygun olması gerektiği, dosya kapsamına göre; suça konu eşyanın değerine göre nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete de uygun olmadığı dikkate alınarak nakil aracının iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, dava konusu kaçak akaryakıtın müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, tüm dosya kapsamında tasfiyeye ilişkin belge bulunmaması karşısında, müsadereye karar verilirken yazılı şekilde hüküm kurulması dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümde kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin ''suça konu kaçak petrolün ve tasfiye bedelinin 5607 sayılı yasanın 13. ve ayrıca 5237 sayılı TCK'nun 54/4 maddelerine göre müsaderesine'' ibaresi çıkartılarak yerine ''dava konusu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE'' ibaresinin eklenmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.