Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/13486 E. 2024/9531 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13486
- Karar No
- 2024/9531
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/378 E., 2022/219 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında belirlenen cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca indirim yapılmasının hatalı olduğuna, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, sanığın temyiz istemi, suç işlemediğine, yasak olduğunu bilmeden yalnızca sigaraların İstanbul'a kadar taşınması işine dahil olduğuna, cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılması ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna, kararın gerekçesiz olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerinin yol uygulaması yaptığı sırada yaklaşan bir aracın kontrol noktasını görünce dönerek ters istikamette kaçtığı görülerek peşine düşülmüş, araç yakalanamadan gözden kaybolmuş, yarım saat sonra araç bu kez ters istikamette durdurulmuş, aracın arka koltuğu üzerinde açıkta kaçak sigaralar olduğu görülmüş, bu şekilde gümrüklenmiş değeri 32.812,86 TL olan 697 karton kaçak sigara ele geçirilmiş ve sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında; arkadaşları ile birlikte kiraladıkları araçla kaçak sigara almak için Doğubayazıt'a gittiklerini, sigaralar yüklendikten sonra arkadaşlarının gözcü olarak önden başka bir araçla gittiklerini, bu şekilde birçok kontrol noktasından kurtulduklarını, ancak sonuçta yakalandıklarını, sigaraların kendisinin olmadığını, kendisinin yalnızca ücreti karşılığında sürücülük yaptığını belirterek suçlamayı kabul etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, sanığın kontrolündeki araçta ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi ve sanığın ikrarı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin yirmiikinci fıkrasının, yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3. maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5/2. maddesi ayrı ayrı uygulanarak lehe kanunun tespiti yerine, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte, sevk maddeleri arasında yer almadığı halde ek savunma hakkı da tanınmadan, 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3/22. maddesi uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 E., 2014/171 K. ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 E., 2017/272 K. sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi gerekmekte olup, Temyiz incelenmesine konu dosyada suç tarihinin 08.03.2014, iddianame düzenlenme tarihinin ise 15.05.2014 olduğu, Dairemizce aynı gün incelenerek bozulmasına karar verilen Pasinler Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/242 Esas, 2023/436 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 24.02.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 29.05.2014 olduğu, yine Dairemizce aynı gün incelenerek bozulmasına karar verilen Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/29 Esas, 2021/439 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17.03.2014, iddianame düzenlenme tarihinin ise 29.04.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı bulunmuştur. 3. Suça konu eşyanın müsaderesi ile ilgili bir karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.