Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/12222 E. 2024/9048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12222
- Karar No
- 2024/9048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/17 E., 2021/756 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 2015/655 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı da temyiz talebinde bulunulduğu, ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5809 sayılı Kanun uyarınca kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi yapılması amacıyla tebliğname düzenlenmesi yerine kanun değişikliği gerekçesiyle 24.11.2020 tarihinde dosyanın kül halinde mahalline iadesine karar verildiği cihetle; Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/756 Karar sayılı kararı ile 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü verilmiş ise de, anılan kararın hukuki değerden yoksun, yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/756 Karar sayılı kararına karşı sanık tarafından 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede, Sanık hakkında kanun iadesi üzerine 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiin 10.02.2016 tarihli hükme yönelik temyiz talebi, müvekkili hakkında verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanığın 16.11.2021 tarihli hükme yönelik temyiz sebebi, verilen kararı temyiz etme iradesine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, inceleme dışı sanık ... 'ne ait olan Kuzen İletişim isimli iş yerinde kaçak sigara ve esrar satıldığına dair yapılan ihbar üzerine, Kırıkkale 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/58 Değişik İş sayılı adlî arama kararı gereği 08.02.2012 tarihinde kolluk görevlilerince iş yerinde gidildiği ve iş yerinde sanık ...'ın bulunduğu, yapılan aramada toplam 6 adet kaçak cep telefonu ele geçirilen olayda, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a ve 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, iş yerinin dedesi olan sanık ... adına kayıtlı olduğunu, ancak kendisinin işlettiğini, söz konusu telefonların kaçak olduğunu ve garantilerinin olmadığını beyan etmiştir. A. Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/756 Karar Sayılı Kararına Karşı Sanık Tarafından 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Talebinin İncelenmesinde Mahkemece hükmedilen netice cezanın sanık lehine olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 2015/655 Esas, 2016/100 Karar Sayılı Kararı ile 5809 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR A. Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/756 Karar Sayılı Kararına Karşı Sanık Tarafından 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Talebinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 2015/655 Esas, 2016/100 Karar Sayılı Kararı ile 5809 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.