Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/12036 E. 2025/13480 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12036
- Karar No
- 2025/13480
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/306 E., 2021/1040 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın Suriye'den geçerken kaçak eşyayı taşıdığı iddia ve kabul edilen olayda eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre; 1.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yer alan “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı da yapılmadığı gözetilerek; eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca yarı oranında indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Ele geçen eşyanın miktarı nazara alınarak sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca hakça oranda teşdiden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin "fahiş" olmasına göre suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. (3/23) maddesi gereğince cezada artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Sanık hakkında verilen hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a. maddesi uyarınca paraya çevrilirken bir gün karşılığı 80,00 TL olarak belirlenmesine rağmen 300 gün karşılığı sonuç adlî para cezasının 6.000,00 TL olarak tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hakkın korunmasına, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.