Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/11112 E. 2024/6314 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11112
Karar No
2024/6314
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/552 E., 2021/1082 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; ihbar tebligatının usulsüz olduğuna, eşinin ve akabinde gelişen kendi sağlık sorunları sebebiyle teslim olamadığına, zaruret hali ve mücbir sebebin bulunduğuna, suç işleme kastının olmadığına ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesi gereği denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasıyla yetinilmesi gerektiğinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) hapis cezasının ertelenmesi ve seçenek yaptırımlara çevrilmesi imkânının olmaması ve suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunmayan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) Ek 8. maddesinin uygulanma imkânının bulunmaması karşısında tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. Yapılan incelemede; askerlik hizmetini yapan sanığın, 18.11.2011 tarihinde 10 gün kanuni izin alarak Birliğinden ayrıldığı, aynı yıl içerisinde kullandığı bir başka izin nedeniyle kendisine yol süresi verildiğinden yol süresi verilmediği, izin süresi içinde 25.11.2011 tarihinde 15 gün yatak istirahatı aldığı, Afyonkarahisar-Ağrı illeri arası dönüş için iki gün yol süresi verildiğinde en geç 11.12.2011 saat 24.00’de Birliğine dönmesi gerekirken geçerli kabul edilebilecek bir özrü olmaksızın dönmediği, 02.01.2012 tarihinde Dinar'da kendiliğinden polis merkezine başvurduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; ailevi ve sağlık sorunları sebebiyle süresinde Birliğine katılamadığını beyan etmiştir. Ankara GATA Hastanesinin 26.05.2016 tarihli ve 6902 sayılı sağlık raporunda; madde kullanım bozukluğu ve uyum bozukluğu tanısı konan sanığın askerliğe elverişli olmadığı ancak askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı belirlenmiştir. GATA Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığının 24.06.2016 tarihli adli raporunda, sanığın suç tarihlerinde 5237 sayılı Kanun'un 32 nci ve 34 üncü maddelerinden istifade edemeyeceği bildirilmiştir. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Antalya 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2019/819 Esas, 2020/568 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; suç tarihi itibarıyla askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın izin süresini geçirmesine ilişkin mazeret olarak ileri sürdüğü hususların askerlik hizmetine üstün tutulabilecek nitelikte olmadığı anlaşılmakla; atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Temyize konu hükümde, yargılama giderlerine ilişkin karar tarihinde yürürlükte bulunmayan 353 sayılı Kanun'un 256 ncı maddesi uyarınca yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılması isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmının çıkartılarak yerine 1412 sayılı Kanun gereğince yargılama giderlerinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/11112, K. 2024/6314, T. 11.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-11112-e-2024-6314-k-8622badac2df