Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/8073 E. 2024/10950 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8073
Karar No
2024/10950
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/103 E., 2015/63 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması nedeniyle Gümrük İdaresi vekilinin ve sanığın hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, duruşmadan haberdar edilmeden yokluklarında karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz istemi, suçsuz olduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde sanığın işlettiği pastane önünde yaşanan bir kavga olayı nedeniyle sanığın iş yerinin kamera kayıtları incelendiği sırada sanığın iş yerine gelen tanık ...'nin sanık ile pazarlık yaptığından şüphelenen kolluk görevlileri tarafından kamera kayıtları incelendiğinde sanığın tanığa gazeteye sarılı vaziyette bir şişe verdiğinin tespit edilmesi üzerine, Buldan Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/62 Değişik İş sayılı adli arama kararına istinaden sanığın iş yerinde yapılan aramada iş yerinde bulunan ev tipi buzdolabında bir adet plastik pet şişe içerisinde, yine sanığın ikametinin eklentisi niteliğindeki bahçe içerisindeki barakada yapılan aramada ise 4 adet plastik pet şişe içerisinde olmak üzere toplam 12,5 litre bandrolsüz ev yapımı şarap bulunduğu tespit edilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, ele geçen beş şişe şarabı kendisinin içmek için ürettiğini, ticari amaçla bulundurmadığını, tanığın şarabı kendisinin getirdiğini ve soğuduktan sonra tanığa geri verdiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Tanık.... mahkemede alınan ifadesinde kollukta verdiği ifadeyi kabul etmediğini, üzüm işi ile uğraştığını, kendi ihtiyacı için yaptığı şarabı soğuması için sanığa verdiğini, öğleden sonra ise almaya gittiğini, kendisinin ve çalışanlarının zaman zaman sanıktan alışveriş yaptıklarını, veresiye olarak deftere kaydettirdiklerini, sanıktan para karşılığı şarap aldığına ilişkin iddianın ise doğru olmadığını beyan etmiştir. Denizli Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünde söz konusu ele geçen içkiler üzerinde yapılan incelemede ele geçen içeceklerin kırmızı şarap oldukları ve Şarap Tebliğine uygun oldukları tespit edilmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "pek hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu bandrolsüz yerli üretim içkileri ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi’nin yargılamadan haberdar edilmeksizin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234 üncü maddelerine aykırı davranılması, Kabule göre ise, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının ''yirmiüçüncü'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş, 3.Suç tarihi ile ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/8073, K. 2024/10950, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-8073-e-2024-10950-k-ee80208ee256