Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7955 E. 2025/4979 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7955
Karar No
2025/4979
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/91 E., 2014/167 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin süresinde olmadığı, Sanık ... Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden; Suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebinin reddine karar verilmiş ise de katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunan Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede, sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I-O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden; O yer Cumhuriyet savcısına 14.10.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 14.11.2014 tarihinde temyiz isteğinde

bulunduğu anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II- Katılan ... İdaresi Vekili ve Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

2. Nakil aracının bilinen değeri ve dava konusu kaçak eşyanın değeri dikkate alındığında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3. maddesi uyarınca müsaderenin hakkaniyete uygun olduğu ve aracın müsaderesi için gereken şartların gerçekleştiği anlaşılmakla; ...'un malen sorumlu sıfatıyla usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda oIup olmadığının tespit edilmesinden sonra nakil aracının müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.İddianame ile yalnızca adli emanette kayıtlı sigaraların müsaderesi talep edildiği, adli emanette kayıtlı sigaralar dışında kalan suça konu sigaralar hakkında talep halinde karar verilebileceği gözetilmeden talep

olmadığı halde tüm sigaraların müsaderesine karar verilmesi,

4.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre davaya katılma hakkı bulunmayan ...'nın katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmolunması, Kabule göre ise; Katılma talebinin reddine karar verilen Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmolunması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/7955, K. 2025/4979, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-7955-e-2025-4979-k-587f0cc017aa