Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7432 E. 2025/9474 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7432
- Karar No
- 2025/9474
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/834 E., 2014/389 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet ASIL KARARLAR : Mahkûmiyet, eşyanın ve nakil aracının müsaderesi EK KARAR : Sanık ...'nun temyiz isteminin reddi ASIL KARARI TEMYİZ EDENLER : Sanıklar EK KARARI TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ...'nun asıl hükme ilişkin temyiz istemi yönünden; sanığın kanunî süreden sonra asıl hükmü temyiz ettiği anlaşılmıştır. Sanık ...'ın asıl hükme, sanık ...'nun ek karara ilişkin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Sanık ... Hakkında Kurulan 15.12.2014 Tarihli Ek Karar Yönünden Sanığın yokluğunda verilip 02.12.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 15.12.2014 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315/1. maddesinde yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, 15.12.2014 tarihli ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararda sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü ile Nakil Aracı Hakkındaki Müsadere Hükmü Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir, Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3.Nakil aracında 180 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; malen sorumlunun celp edilip dinlenmesinden, olaya ve nakil aracına ilişkin ayrıntılı beyanının alınmasından, aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.