Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4562 E. 2024/9442 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4562
Karar No
2024/9442
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/462 E., 2016/276 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; beraat kararı verilmesine, vekâlet ücretine hükmedilmemesine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz nedenleri; eyleminin suç olduğunu bilmediğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, KOM ekiplerince elinde siyah poşetlerle yürüyen sanıktan şüphelenilmesi üzerine, yapılan kontrolde 50 karton gümrük kaçağı sigara ve 12 adet 400 gramlık gümrük kaçağı çay ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci ve onsekizinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, çayları kullanmak amacıyla, sigaraları ise satmak amacıyla aldığını ifade etmiştir. Sanık kamu zararını ödeyerek ödeme makbuzunu dosyaya sunmuştur. Suça konu eşyanın kaçak olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla kaçak sigaralar yönünden 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, kaçak çaylar yönünden ise aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçları oluşturacağı cihetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesinde düzenlenen "fikri içtima" hükümleri gereği her iki eylemin tek suç kapsamında olacağı gözetilmeden yazılı şekilde eylem bölünerek hüküm kurulması, 3.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4.Hükmedilen netice ceza itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanması mümkün değil ise de, kamu zararını ödeyen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasına ilişkin kısımda ayrıca "kamu zararının giderilmemesi" şeklinde dosya kapsamı ile uyuşmayan gerekçeye yer verilmesi, 5.Suçtan zarar gören, davaya katılmasına karar verilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4562, K. 2024/9442, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4562-e-2024-9442-k-64b22c2d8542