Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/32286 E. 2024/11679 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/32286
- Karar No
- 2024/11679
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/142 E., 2021/964 K. SUÇLAR : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.İncelenen ana dosyada suç tarihinin 19.03.2013 iddianame düzenlenme tarihinin 23.05.2013 olduğu, birleşen Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/473 Esas, 2019/601 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 16.04.2013 iddianame düzenlenme tarihinin 09.07.2013 olduğu, birleşen Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/474 Esas, 2020/738 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21.04.2013 iddianame düzenlenme tarihinin 05.09.2013 olduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesinde ise kesinleşen Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/493 Esas, 2013/1391 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21.03.2013, iddianame düzenleme tarihinin 27.03.2013 olduğu, kesinleşen dosyada düzenlenen 27.03.2013 tarihli iddianameyle hukuki ve fiili kesintinin gerçekleştiği, 19.03.2013 ve 21.03.2013 tarihli eylemlerin kendi aralarında Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmakla, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bakımından; kesinleşen Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/493 Esas, 2013/1391 Karar sayılı dosyası getirtilerek birleşen 16.04.2013 ve 21.04.2013 suç tarihli eylemler yönünden ayrı, 19.03.2013 ve 21.03.2013 tarihli eylemler yönünden ayrı değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması, 3.Sanık hakkında temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulandıktan sonra, 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.