Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30973 E. 2025/7246 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30973
- Karar No
- 2025/7246
- Karar Tarihi
SAYISI : 2020/553 E., 2021/1120 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2014/111 Esas, 2015/752 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmeden 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği ve uyarlama yargılaması yönünden yeniden ele alınarak Mahkemenin 2020/553 Esas sırasına kaydedildiği, sonrasında Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1133 Esas sayılı derdest dosyasının iş bu dosya ile birleştirildiği, uyarlama yargılaması ile zincirleme suça konu halen derdest olan dosyada uygulanacak yargılama usullerinin farklı olduğu, uyarlama yargılamasına konu dosya ile derdest dosyanın birleştirilerek görülemeyeceği, uyarlama yargılamasına konu dosyada verilecek kararın kesinleşmesinden sonra zincirleme suç hükümlerine yönelik değerlendirmenin halen derdest olan dosyada yapılabileceği gözetilmeden birleştirme kararı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; 1.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarın sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasında üçte bir oranda indirim yapılacağı ihtar edilerek indirim oranında yanıltılması, 2.Sanık hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 3.Gümrük İdaresinin katılmasına karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında ''Katılan'' yerine "Müşteki" olarak gösterilmesi ve gerekçeli karar başlığında 19.10.2013 olan suç tarihinin yazılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.