Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/28076 E. 2024/9513 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28076
Karar No
2024/9513
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/333 E., 2021/3 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Kolluk görevlilerince yapılan devriye esnasında sanığın elinde şeffaf poşet içerisinde bulunan 270 paket bandrolsüz kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında; ele geçen sigaraları ticari amaçla almadığını, içmek için ve akrabalarına vermek için aldığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu, sanığın kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödediği anlaşılmıştır. Yerel Mahkeme tarafından 28.06.2016 tarihinde, sanığın erteli 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, iki yıl denetim süresi ile hak yoksunluklarına, dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği Mahkemesine iade edilmiştir. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 27 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, 27 karton miktarındaki sigaranın hediye etmek için alındığı yönündeki savunmaya itibar etmenin mümkün bulunmadığı, tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Hükümden önce 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmekle birlikte 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece tekerrüre esas alınmamış olsa da, sanığın adlî sicil kaydında yer alan tekerrüre esas Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/42 Esas, 2012/499 Karar sayılı ilâmı ile ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gözetilmemesi, Sanığın adlî sicil kaydında yer alan hükümlülüklerin kasıtlı suç nedeniyle 3 aydan fazla süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan objektif koşulun gerçekleşmediği dolayısıyla sanık hakkında tayin edilen cezanın ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi, Kendisini vekili ile temsil ettiren katılan ... İdaresi vekili lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hatalı ise de aleyhe temyiz olmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/28076, K. 2024/9513, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-28076-e-2024-9513-k-7a7187b03fed