Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26912 E. 2025/8219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26912
- Karar No
- 2025/8219
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/364 E., 2021/90 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya kapsamına göre gelen ihbar üzerine mahkemeden alınan arama kararına istinaden sanığın iş yerinde yapılan aramada camlı masa içerisinde kaçak ve klonlanmış cep telefonu ele geçen somut olayda; Anayasa Mahkemesinin 16/07/2015 tarihli Resmî Gazete' de yayımlanan 15.04.2015 tarih ve 2013/2392 Başvuru numaralı kararı ile Dairemizce de benimsenen kararlarda da belirtildiği gibi; sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması, sonuca etkili olmayan usule ilişkin eksiklik olup; ilgilisinin arama kararı ve kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik bir itirazının ve arama yapılırken haklarının ihlal edildiğine yönelik bir yakınmasının bulunmaması, ele geçirilen eşyaların zilyedi olduğunu kabul etmesi halinde, usulüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonucunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmayacağı ile olayın oluş şekli, kaçak eşyanın bulunduğu yer nazara alındığında sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 29.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 119/4. Maddesinde Cumhuriyet Savcısı hazır olmaksızın konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişinin bulundurulması gerektiğinin belirtildiği, suça konu olayda, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 10.01.2015 tarih ve 2015/225 D. İş sayılı kararı ile sanığın iş yerinde arama yapılmasına karar verilmesinin ardından kolluk görevlileri tarafından yapılan arama işlemine Cumhuriyet Savcısının katılmadığı ve arama işlemi sırasında aynı Kanun'un 119/4. maddesi uyarınca o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişinin bulunmadığı ile yapılan aramada iş yeri yetkilisi sanık dışında başkaca bir kimsenin hazır olmadığı anlaşıldığından bu şekilde yapılan aramanın kanuna uygun olmadığı ve bu arama sonucunda elde edilen delilin aynı Kanun'un 206/2-a maddesi uyarınca hükme esas alınamayacağı kanısıyla beraat kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına iştirak edilmemiştir.