Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/25096 E. 2024/8037 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25096
- Karar No
- 2024/8037
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1010 E., 2020/739 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak içkilerin müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; suç işleme kastının bulunmadığına, tayin edilen cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmediğine ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde sanığın elinde bulunan poşetler içerisinde Hopa Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2015 tarihli yazılı arama kararı uyarınca yapılan aramada toplam 44 şişe gümrük kaçağı alkollü içkinin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18, 3/10. maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen kaçak içkileri kullanmak amacıyla satın aldığını, ticari amacının olmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 3.718,51 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre dava konusu olayda ele geçen 44 şişe kaçak içkinin Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, sanığın alınan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılmış olması karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği gözetilerek atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 21.01.2016 tarihli celsede sanığın yüzüne adli sicil kaydının okunduğu ve adli sicil kaydına karşı diyeceklerinin sorulması suretiyle, sanığa ek savunma hakkının da tanınmış olduğu anlaşılmakla; tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (12) numaralı paragrafındaki ''hükmolunan cezanın" ibaresinin çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme ''hapis cezasının'' ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.