Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/22002 E. 2024/7399 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22002
- Karar No
- 2024/7399
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/130 E., 2020/393 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; hakkında verilen cezanın ağır olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, olay günü ....plakalı araç içerisinde bulunan sanık ... ile temyiz dışı sanıklar ....ve....'ın şüpheli hareketler sergileyerek aracın bagaj kısmından şüpheli koliler indirdiklerinin görülmesi üzerine sanıklara koliler içerisinde ne olduğu sorulduğunda sanık ...'in kendisine ait kaçak sigaralar bulunduğunu beyan ettiği ve önleme araması kararına istinaden yapılan aramada 114 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında, ele geçen sigaraların teyzesinin oğlu olan sanık... ile ortağı olan sanık ....'a ait olduğunu, kendisinin sadece sigaraların araçtan indirilip dükkâna taşınmasına yardım ettiğini, sigaraları diğer sanıkların dükkânlarında satılması için üçünün beraber gidip aldıklarını beyan etmiştir. Olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında, bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 ncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 14.03.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.06.2013 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan kontrolde; Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/6329 Esas, 2021/3296 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/457 Esas,. 2014/175 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylemle ilgili olarak suç tarihinin 31.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.08.2013 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Dava konusu 114 karton kaçak sigaraya ilişkin dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunda gümrüklenmiş değerin 2.448,63 TL olduğu belirtilmesine rağmen dosya içerisinde kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının bulunmadığı, sanık hakkında düzenlenen iddianamede gümrüklenmiş değerin 8.598,52 TL olduğunun belirtildiği ve sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratında gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarın sanığa 17.197,04 olarak bildirildiği anlaşılmakla, kaçak eşyaya mahsus tespit varakası temin edilerek çelişkinin giderilmesi suretiyle sanığa etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, 3.5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasından önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.