Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/220 E. 2024/11081 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/220
Karar No
2024/11081
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/819 E., 2016/124 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi 2.Sanık ... hakkında beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, diğer sanıklar hakkındaki mahkûmiyet kararlarında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ve re'sen nazara alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanıkların temyiz dilekçelerinin, temyiz iradesini gösterir ifadeler dışında gerekçe içermediği tespit edilmiştir. II. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararı Yönünden Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, olay tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada ardiye olarak kullanılan bir odada üzeri kilimle örtülü vaziyette 145 karton kaçak sigara ele geçirilmesi, sanığın savunmasında söz konusu sigaraları ağabeyi ...'in hastaneye gideceğini söyleyerek poşet ya da kartonda verdiğini ifade etmesi karşısında, ele geçirilen kaçak sigara miktarı nazara alınarak sanığın ikametinde ele geçirilen kaçak sigaralardan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olup itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın diğer sanıkla birlikte iştirak halinde atılı suçu işlemesi nedeniyle hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. B.Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararları Yönünden Kolluk birimlerine yapılan bir ihbarla sanıklar ... ve ...'in ikametlerini depo olarak kullanarak kaçak sigara ticareti yaptıklarının bildirilmesi üzerine, sanık ...'in ikametinde yapılan aramada ardiye olarak kullanılan bir odada üzeri kilimle örtülü vaziyette 145 karton kaçak sigara, sanık ...'in ikametinde yapılan aramada ise 539 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, yakalanan 539 paket sigaranın kendisine ait olduğunu ancak satışını yapmadığını, sigaraları içmek için bulundurduğunu beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, sigaraların kendisine ait olmadığını, ağabeyi ...'e ait olduğunu, olay günü hastaneye gideceğini söyleyerek daha sonra almak üzere poşet yada kartonda kendisine verdiğini, bir saat kadar sonra polislerin geldiğini ifade etmiştir. Sanık ... savunmasında, sigaraları Suriye'li bir şahıstan kendisi ve ailesinin içmesi için aldığını, oturduğu evin kardeşi .....'nin bir üst katında olduğunu, olay günü aniden hastaneye gideceğinden, sigaraları.....'ye bıraktığını, hastaneden döndükten sonra tekrar evine götüreceğini, sigaraların siyah poşet içerisinde olduğunu ve dışarıdan görünmediğini beyan etmiştir. Olay tutanağı, sanıkların savunması, ihbar içeriği ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıkların suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduklarının kabulü ile haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında, bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıkların kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katıldıklarının anlaşılması karşısında; 5607 sayılı Kanun'un 4 ncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği ve sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığı hususu tartışılmadan hüküm kurulması, Kabule göre ise; 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 3.Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrası “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde (A-B) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, sanık ... ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 04.12.2024 tarihinde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ 1-Sanık ...hakkında verilen beraat kararının, sanığın üzerine atılı suçu işlemesi nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması yönündeki sayın çoğunluğun düşüncesine aşağıda açıklayacağımız nedenlerle katılmamaktayız: Öncelikle suça konu ihbar sanıklar ..., kardeşi ... ve babaları ...hakkında yapılmış, ihbarda adı geçen üç kişinin adreslerinde arama yapılması konusunda Mersin 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nden arama ve el koyma kararı alınmış, arama kararı üzerine sanık ...’in ikametgâhında yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmamış, sanık ...’in ikametgâhında beş farklı markada 539 paket, ihbar tutanağında kaçak sigara sattığından bahisle hakkında ihbarda bulunulan, ikametgahında arama kararı verilen ancak ifadesine dahi başvurulmayan...’in ikametgahında yapılan aramada ise, evin ardiye olarak kullanılan odasının ortasında üzeri kilimle örtülü vaziyette üç farklı markaya ait toplam 145 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık ... kollukta müdafii olmaksızın verdiği ifadede: olay günü aramaya gelen görevlilere evin kapısını kendisinin açtığını, bahse konu adreste annesi ile birlikte yaşadığını, bekar olduğunu, yapılan aramada ele geçen sigaraların ağabeyi ...’e ait olduğunu, ağabeyinin sigaraları aynı gün öğleden önce üst kattaki evinden bahse konu yere bıraktığını ifade etmiş, yargılama sırasında mahkemede de benzer şekilde savunma yapmıştır. Sanık ... kollukta dinlenmemiş, mahkemedeki savunmasında ise: ...’nin kardeşi olduğunu, kendisinin üst katta oturduğunu, o gün hastaneye gideceği için evdeki sigaraları ...’nin evine bıraktığını, sigaraları nüfuslarının kalabalık olması nedeniyle içmek için bulundurduğunu beyan etmiştir. Dosya içerisinde mevcut 11.02.2016 tarihli sanık ...’nin ekonomik ve sosyal durum araştırmasına dair tutanakta: ... ....’in annesine ait evde annesiyle birlikte kaldığı, bekar olduğu, okur yazar olmadığı, ayağından engelinin bulunduğu, üzerine kayıtlı malının bulunmadığı, 8 kardeş olup bakım ve ihtiyaçlarının annesi ve kardeşleri tarafından karşılandığı, annesinin dul ve yetim maaşı aldığı belirtilmiştir. Nüfus kaydına göre sanık ... 1974 doğumlu olup suç tarihinde 41 yaşındadır. İfadelerde arama yapılan evin sanık ...’nin evi olduğu yazılı olsa da, dosya içerisindeki araştırma tutanağına göre ev ...’nin değil birlikte yaşadığı annesinin evidir. Bu bilgiler ışığında somut olay sanık ... yönünden değerlendirildiğinde; ihbarda dahi adı geçmeyen, sosyal ve ekonomik araştırmasına göre suç tarihinde 41 yaşında olup ayağından engeli bulunan, ihtiyaçları birlikte yaşadığı annesi ve kardeşleri tarafından karşılanan, atılı suçu işlediklerini tevil yolu ikrar eden ağabeyleri ile birlikte hareket ederek suça iştirak ettiğine, suç işleme iradesine sahip olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmayan, yine suça konu sigaraların kaçak olduğunu ve ticari amaçla ağabeyleri tarafından satılacağını bilerek ve bu durumu kabullenerek ikametinde sakladığı ya da bulundurduğu yönünde delil ortaya konamayan, arama günü arama yapılan annesine ait evde bulunması dışında olayla bir bağlantısı tespit edilemeyen, yargılamayı yapan mahkemece yüz yüzelik ve doğrudan doğruyalık ilkeleri gereğince savunmasının alınması sonrasında mahkemece dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun olarak hakkında beraat kararı verilen sanık ... yönünden kararının hukuka uygun olduğu, dosya kapsamında mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı düşüncesinde olduğumuzdan beraat kararına ilişkin bozmaya iştirak edilmemiştir. 2-Sanık ... yönünden verilen karara katılmamamız nedeniyle, sanık sayısı itibariyle olayda toplu kaçakçılık suçunun yasal koşullarının da oluşmayacağı göz önüne alındığında, bozma ilamının B bendinin 1 nolu kısmındaki bozma gerekçesinin de yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. 04.12.2024

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/220, K. 2024/11081, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-220-e-2024-11081-k-1b800d30f97a