Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/18176 E. 2023/2524 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18176
Karar No
2023/2524
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/326 E., 2016/293 K. SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul (Kapatılan) 3. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/326 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ... hapis ve 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.03.2021 tarihli ve 19 - 2016/253874 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; iş yeri sanık adına kayıtlı olsa da bu iş yerini sanığın işletmediğine, ürünlerle ilgili sorumluluğunun olmadığına, cezaların şahsiliği ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan vekili 02.07.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Art Silver and Pashmina isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur. 2.İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.07.2015 tarihli ve 2015/3653 değişik iş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 03.07.2015 tarihinde sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada alt taban kısımlarında katılan adına tescilli marka bulunan toplam 17 çift ayakkabıya el konulmuştur. 3. Dosyada mevcut 22.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda; incelenen suça konu ayakkabının taklit olarak üretildiği, ayakkabının üzerinde katılan adına 2010 09627 numarası ile tescilli markanın iktibas ve iltibas yolu ile taklit edilerek kullanıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. 4.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü ve aynı Kanunun 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 5.Sanık kollukta alınan ifadesinde; iş yerinin ve iş yerinde ele geçirilen tüm ürünlerin kendisine ait olduğunu, bu ürünlerin tanımadığı biri tarafından numune olarak kendisine bırakıldığını beyan etmişse de 17.11.2015 tarihli celsede alınan savunmasında; vergi levhası adına kayıtlı olsa da iş yerinin fiilen babası tarafından işletildiğini, bu yerde ücretli çalışan olduğunu, suça konu ayakkabıların nereden alındığını bilmediğini savunmuştur. Mahkemece, kolluk ifadesi ve savunmasındaki çelişki sanığa sorulmuş ve sanık kollukta alınan ifadesinin de doğru olduğunu ancak iş yerini asıl çalıştıran kişinin babası olduğunu beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamına ve Mahkemenin gerekçesine göre, sanığın suçun sübutuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanunu’nun 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 ... maddesinin yedinci fıkrasının; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün bozulması gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul (Kapatılan) 3. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/326 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/18176, K. 2023/2524, T. 15.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-18176-e-2023-2524-k-28d015e7cb76