Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/17019 E. 2024/9752 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17019
Karar No
2024/9752
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/258 E., 2016/273 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz sebebi, verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiin temyiz sebebi, müvekkili hakkında mahkemece yeterli inceleme yapılmadan verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 04.06.2014 tarihinde Yurtiçi Kargo şubesinde çalışan kişilerin şubede şüpheli üç adet koli olduğunu bildirmeleri üzerine kolluk kuvvetlerinin kargo şubesine gittikleri, göndericisi sanık ....., alıcısı sanık ... olan kargoyu almaya ....plakalı açık kasa bir kamyonetle sanıklar ... ve ...'ın gelerek araca yüklemeye başlamaları üzerine kolluk kuvvetlerince sanıklara kolilerde ne olduğunun sorulduğu, sanık ...'ın da kaçak sigara olduğunu ve sanık ...'ün gönderdiğini beyan ederek rızaen kolileri verdiği olayda, toplam 271 karton kaçak sigara ele geçirilerek sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, işçilerin kargoyla sigara geleceğini söylemesi üzerine kargoyu almaya gittiğini beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, abisi olan sanık ...'ın kargoda işi olduğunu söylemesi üzerine aracıyla gittiklerini, ancak kaçak sigaralardan haberdar olmadığını beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, kimseye kaçak sigara göndermediğini beyan etmiştir. A. Sanık ...'a Verilen Beraat Hükmü Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Sanıklar ... ve ...'a Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545, 7423 ve 7242 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Sanık ... yönünden; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin 10.04.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, Dairemizin 2024/685 Esasına kayıtlı Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/666 Esas, 2023/399 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 29.09.2014 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Sanık ...'ün sabıka kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2013 tarihli ve 2013/173 Esas, 2013/435 Karar sayılı kararında 30.12.2021 tarihinde uyarlama yargılaması yapılarak Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1104 Esas, 2021/1957 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle söz konusu kararın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, 4.Ele geçen kaçak sigaranın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5.Yapılan yargılama giderleri ile suçtan doğrudan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla verilen vekâlet ücretinin ''sanıklardan eşit oranda alınmasına'' karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ...'a Verilen Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanıklar ... ve ...'e Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... ve sanık ... müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/17019, K. 2024/9752, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-17019-e-2024-9752-k-b4c4235bf475